Bir müntehirenin öyküsü

CNN TÜRK Haber Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Boratav, Türkiye'nin konuştuğu cinayetteki müntehirenin öyküsünü kaleme aldı....

Filiz Aker, eski manken...

Conrad otelden gelen haber flaşlarında, olaydaki ikinci ismin tarifi böyle yapılıyordu..

Filiz Aker, olayın sıcağında, uzunca bir süre “eski manken” diye kaldı.

Sonra, yakınlarının ilk açıklamalarıyla, Vatan Şaşmaz’la yıllardır süregiden hikayesinin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.

Yeğeni, Vatan Şaşmaz’ın “platonik aşk”ı olduğunu anlatıyordu.

Bu noktadan sonra, biraz daha eskilere, magazin dünyasının o gölgeli arşivlerine gidilmek gerekti.

Ve her bir ayrıntısı başka bir sokağa açılan bir hayat öyküsü belirmeye başladı.

Filiz Aker 1963 doğumluydu...

Eğitim durumu hanesine, bir web sitesinde, “Müjdat Gezen Sanat Merkezi Türk Sanat Müziği ve Açık öğretim fakültesi Halkla İlişkiler” notu düşülmüş.

1980’lerin ortasından 90’lı yıllara, o bildik deyişle, “magazin dünyasının flaş isimleri”nden birisiydi.

Mankenlik yaparak ünlüler dünyasına giriş yapmış, sonra şansını Yeşilçam’da denemişti..

1986’da “Kral Affetmez”den 1989’da “Vahşi ve Güzel”e.. Çoğu zaman ikinci dereceden rollerle, Cüneyt Arkın’dan Banu Alkan’a, Ayten Gökçer’den Berhan şimşek’e, Sümer Tilmaç’tan Baykal Saran’a pek çok önemli isimle birlikte yer aldı.

Ve Filiz Aker’in oyunculuk kariyeri, 1991’de “Elif Ana” dizisiyle çok da parlamadan bitti..

Ama belli ki, şöhret karmaşık ilişkileri de beraberinde getiriyor...

Tarih 19 Şubat 1990... Milliyet gazetesi'nde yer alan bu fotoğrafta hastane yatağında görülen kadın Filiz Aker'den başkası değil. “Kilyos yolunda 30 yaşlarında bir saldırgan tarafından kaçırılmak istenmiş, falçatayla tehdit edilmiş, saldırganın kullandığı otomobilden atlayarak kaçarken ağır yaralanmış.”

Ve başka bir iddia... Filiz Aker’in ismi 1990’lı yıllarda, Türk sendikacılığının en renkli ve önemli isimlerinden Şemsi Denizer ile birlikte anılıyor.. Bir gece birlikte görüntüleniyorlar, ama Filiz Aker ertesi gün basın açıklaması yapıyor, “Şemsi bey, benim abimdir,” diyor.. Sonuçta, 1999’da Şemsi Denizer, silahlı saldırıya uğrayarak öldürülüyor, bu iddiaların arkasındaki gerçek de onunla birlikte kayboluyor... 

Ve bu arada, Filiz Aker’in hayatı yeni bir dönemeçten geçiyor..

Mankenliği, oyunculuğu bırakıyor, 1998 yılında İran asıllı Amerikalı bir işadamı ile evlenip –yeğeni “imam nikahlıydılar” diyor- Miami’ye yerleşiyor.. Ticaretle uğraştığı söyleniyor bu dönemde. Ama yine yeğenine göre, para, İranlı işadamından geliyor.

Hali-vaktinin yerinde olduğu belli.

Ailesine destek veriyor. İstanbul’un gözde rezidanslarından birinde daire sahibi oluyor..

Vatan şaşmaz için “ona 3-4 milyon lira harcadım” diyor.

Sonra..

Bir-kaç yıl önce İran asıllı kocasından ayrılıyor. Bir yangın nedeniyle rezidanstaki dairesinden çıkıyor. Ama hala parası var ki,  istanbul’a geldiğinde, conrad otelde kalıyor, hem de haftalara uzanan sürelerle..

Ancak durumu çalkantılı.. Yeğeni, borsada çok para kaybettiğini, zaman zaman intiharı düşündüğünü, hatta bir kez de denediğini anlatıyor.

Ve bu hayat, 1130 numaralı odada bir kez daha, Vatan Şaşmaz’la kesişiyor.

O dakikalarda ne olduğu tam bilinmiyor.

Ama polis raporunda, Filiz Aker’in isminin karşısına son bir tanım ekleniyor:

“Müntehire.”

Sözlük, karşılığını şöyle veriyor:

“İntihar eden kadın.”

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS