Hitchcock'suz 40 yıl

Koronavirüs mağduru olup eve kapanmak bana film arşivimi güncellememi sağladı. Siyah – beyaz klasik eserleri severim. Geçen gün abone olduğum On This Day (Tarihte Bugün) adlı sitede gezinirken korku ve gerilim ustası yönetmen Alfred Hitchcock’un 40 yıl önce 80 yaşındayken aramızdan ayrıldığını okudum

İngiliz sinemacının bende tüm çevirdiği filmler mevcut. Hatta 25'er dakikalik kısa TV yapıtları da. Pek çok yönetmene örnek olan Alfred Hitchcock casusluk filmleriyle de ön plana çıkmıştı. Kamera arkasında dönemin büyük yıldızlarıyla çalıştı. James Stewart favorisiydi. Cary Grant de öyle. Grace Kelly, Ingrid Bergman, Gregory Peck, Tippi Hedren vazgeçmediği oyunculardı. Genellikle her filminde bir ara kendini figuran olarak gösterirdi. İlk izlediğim Hitchcock filmi 1959 yapımı 'North to Northwest'ti (Gizli Teşkilat). Cary Grant ve Ingrid Bergman’ın başrollerini paylaştığı bir casusluk filmiydi. Bence Ian Fleming’in yazdığı 007 James Bond romanlarına ilham olmuştu. Ama beni etkileyen baş yapıtı 1954’te çektiği 'Rear Window'du. (Arka Pencere). James Stewart ve Grace Kelly’’yi bir araya getiren inanılmaz gerilimli eseri. 'Psycho' yani 'Sapık' korku filmlerinin önde geleniydi. Anthony Perkins ve Janet Leigh’in muhteşem performansı 1960 için gişe ve hasılat rekorunu da beraberinde getirdi. 1963 yılında çevrilen 'The Birds' (Kuşlar) Alfred Hitchcock’u kullandığı teknoloji ile sinema ötesine götürdü. Sinema salonlarında bazı korkulu sahneler için seyirciler gözlerini yumup çığlıklar attılar. Ama bu dev yapıt Hitchcocok’un diğer yüzünü yıllar sonra açığa çıkarttı. Yönetmen, kadın oyuncu Tippi Hedren’e aşık olmuştu. Sette çalışanlar Alfred Hitchcock’un Tippi Hedren’e çekimler sırasında adeta kök söktürdüğünü bazı sahnelerin mükemmel olmasına karşın tekrar tekrar baştan aldırttığını ve kilometrelerce uzunluktaki bobinlerin israf edildiğine tanık olduklarını sonradan itiraf ettiler. 2012 yılında görgü tanıklarının ifadelerini derleyerek yönetmen Julian Jarrold 'The Girl' (Hitchcock Kızı) TV filmini çekti. Ünlü yönetmeni Toby Jones, Tippi Hedren’i ise Sienna Miller canlandırmıştı. Tippi Hedren kaleme aldığı biyografisi “Tippi – A Memoir” adlı kitabında Alfred Hitchcock’un kendisine defalarca taciz ettiğini, limuzininde öpmeye çalıştığını, mahrem yerlerine ellemek isteğini anlatarak "Karşılık alamayınca benim Oscar’a aday olmamı engelledi ayrıca Hollywood’da başka filmlerde rol almamın önünü kesti" iddiasında bulundu.

Biz tekrar yönetmenin filmlerine dönersek “Rebecca” (1940), “The Man Who Knew Too Much” (Çok Şey Bilen Adam- 1956) “The 39 Steps”  (39 Basamak -1935) , “Strangers On The Train” (Trendeki Yabancılar – 1951), “The Paradine Case” (Celse Açılıyor - 1947) , “To Catch the Thief” (Kelepçeli Aşık -1955), Mr.& Mrs Smith” (Bay ve Bayan Smith – 1941), Foreign Correspondent” (Yabancı Muhabir – 1940), “Vertigo” ( Ölüm Korkusu – 1958), “Marnie” (1954), “Notorios (1946) .  Alfred Hitchcock imzasını taşıyan mutlak seyredilmesi gereken belli başlı yapıtlardır.

Fotoğraf: AP

içerikler
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS