COVID-19 ve ekonomik sağlık

COVID-19 ve ekonomik sağlık
Küresel salgına dönüşen koronavirüs ülkemizde de kendini yoğun şekilde gösteriyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, atlatabilmemiz için birlik ve beraberlik içinde kurallara uyarak hareket etmemiz ve uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Bu zor günlerde Hürriyet Bursa olarak iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle koronavirüslü yaşam hakkında kısa sohbetler gerçekleştirdik ve bir yazı dizisi hazırladık. Birlikte başarmak dileğiyle.

Prof. Dr. AYLİN POROY ARSOY: Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Görevlisi

Pandeminin yayılımın önlenmesi için dünyanın hemfikir olduğu ülke sınırlarının kapatılması ve ülke içinde sosyal izolasyon tedbirleri, tüm dünya devletlerinde ekonomik olarak kaçınılmaz sorunlar yaratmaktadır. En keskin kapitalist anlayışlarda bile insan sağlığı, paradan daha önemlidir. Ancak pandemi sonrasında makro açıdan ülke ekonomilerinin, mikro açıdan şirket yaşam eğrilerinin bu süreçlerden etkilenmiş olarak çıkacağı yadsınamaz bir gerçektir.

ALINACAK OLAN ÖNLEMLER

Ülke yöneticileri bir yandan halk sağlığını korurken, bir yandan da sıkı tedbirlerin yaraladığı ulusal ekonomilerini ayakta tutacak önlemler üzerinde çalışmaktadır. Alınacak olan önlemler, ülkeler bazında pandeminin yayılımı ve ülke ekonomi koşullarının farklılıkları nedeniyle değişiklik gösterecektir.

TEDARİK ZİNCİRİ ANLAYIŞI

Dünyaca ünlü ekonomistler bu süreci “ekonomik sağlığın korunması” olarak ifade etmektedir. COVID-19’un önlenemez küresel ekonomik etkileri büyük ölçüde tedarik zinciri anlayışı ve gündelik iş yapış şekilleri üzerine olmaktadır.
Pandeminin ekonomi dünyasında şüphesiz olarak ortaya çıkardığı en çarpıcı gerçek, “küresel tedarik zincirinin ne denli savunmasız olduğu” gerçeğidir. Pandeminin küresel etkilerinin risk düzeyi sıfıra inmedikçe, şirketlerin tedarik zincirlerini yerelleştirmeleri veya bölgeselleştirmeleri gibi bir yeniden yapılanma görmemiz mümkün olacaktır.

SÜRECE UYGUN ÇÖZÜMLER

Pandeminin ardından uzaktan (evden) çalışmanın bir sosyal yenilik olarak hayatlarımıza girmesi beklenmektedir. Uzaktan çalışmaya olanak tanıyan altyapıları kurmak şirketler için önemli bir tedbir olacaktır. Teknolojik altyapının yanı sıra çalışanların uzaktan çalışma yapısına uyumu için eğitilmeleri gerekmektedir. Uzaktan çalışmaya olanak tanımayan sektörlerde ise makinalaşma ve dijital dönüşüm süreçleri uygun çözümler üretebilecektir.

ENTEGRE EDİLECEK MODELLER

Diğer yandan eğitim kurumları, sınıf ortamı ile uzaktan öğrenmeyi entegre edecek modeller üzerinde daha çok çözüm üretmelidir. Pandemi ile hem ülkemizde hem de dünyada büyük satış hacimlerine ulaşan e-ticaret, pandemi sonrasında da hayatlarımızda önemli bir yer tutacaktır. Şirketlerin, bu dönüşüme ayak uydurarak web-sitelerini oluşturmaları ve satışlarını online olarak gerçekleştirebilecek altyapılar kurmaları doğru stratejiler olacaktır.
En önemlisi, yaşamakta olduğumuz COVID-19 pandemisinden sonra, birbirine iş ve sosyal olarak bağlı son derece hareketli bir dünyada; halk sağlığı yaklaşımlarının küresel koordinasyonu yeniden düşünülmelidir. Sağlıklı günler dilerim.

AHMET ÖZKAYAN: İŞ İNSANI

Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, toplum sağlığı kadar küresel ekonomi çarklarında da ciddi hasarlara yol açtı. Salgının tüm dünyada gündelik yaşamı değiştirdiğine şüphe yok. Ancak bu değişikliğin gelip geçici olduğunu ve uzun vadede eski günlere dönüşün gerçekleşeceğini düşünüyorum. Devletimiz her konuda gerekli önlemleri erkenden aldı ve bu süreci şimdiye kadar başarılı bir şekilde yürüttü. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini ve ekonomi tarafında üreticilerimizin yaşadığı sorunları ortadan kaldırmak için gerekli düzenlemelerin ve desteklerin devam edeceğini düşünüyorum.

‘DAĞILIM YENİDEN ŞEKİLLENECEK’

Tabii hayat çok dinamik. İnsanoğlu için bugün gördüğümüz sosyal ve teknolojik değişiklikler, kuşkusuz yaşam stilinin de değişimini beraberinde getiriyor. Neticede insanlık geçmişte de pek çok felaketle karşı karşıya kalmış ancak her felaketin ardından yeni kazanımlar elde ederek, bir şekilde çözüm yolları geliştirmeyi de başarmıştır. Bu açıdan, yaşanan salgın ve dünyada süregelen sosyal izolasyon döneminin ardından, iş yapış biçimleri ve anlayışlarının dünya genelinde değişime uğrayacağını söylemek yanlış olmaz. Tüm bunların yanında, salgın sürecinin ardından küresel makine imalatının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dağılımının da yeniden şekillenmesi bekleniyor.

ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER

Ve geçmişte Çin üzerinde yoğunlaşmış olan endüstriyel üretim, salgınının ardından küresel imalat zinciri üzerinde önemli değişikliklere yol açacaktır. Özellikle de ileri teknoloji üretiminin bu süreçte büyük fark yaratması ve mevcut kapasite artışıyla imalatçılarımızın dünya ticaretindeki payının da hızla artması muhtemel gözüküyor. Bu süreçte ülkemizin, ileri teknoloji üreten ve ihraç eden ülke vizyonunu koruması çok önemli. Bugün yaşadığımız değişimlerin ne kadarının kalıcı olduğunu veya geçmişteki haline ne kadar geri döneceğini bilmek, şu an için mümkün değil. Ancak salgının özellikle dijitalleşme sürecini hızlandıracağını düşünüyorum.

ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Her şeye rağmen biz sanayiciler olarak kaldığımız yerden üretmeye ve ülkemizin kalkınma yolculuğuna destek vermeye devam edeceğiz. Çünkü bu ülke ileri teknoloji üreterek gelişecek ve dünya arenasında söz sahibi olmaya devam edecek. Biz de ERMAKSAN olarak, ülkemiz ve insanlık için ileri teknoloji üretmeye devam etme hedefindeyiz. Virüs sürecinde şirketimizde gerekli tüm tedbirleri aldık. Yetkililerin uyarıları çerçevesinde çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. Umuyorum ki ülkemizde olduğu gibi dünyada da salgının izleri en kısa sürede ortadan kalkar ve hayat normale döner.

SONER ARSLAN: İŞ İNSANI

Covid-19 pandeminin hızlı bir şekilde yayılmasıyla insanlar gerek ulusal, gerekse uluslararası tüm eylemlerini askıya aldı. Böylelikle hayat, ekonomik ve toplumsal açıdan durgun bir döneme girdi. Tedbir amaçlı devletlerin aldığı kararların yanı sıra bireyler de korunmak için bir takım önlemler almaya çalıştı. Bu dönem iç dünyamıza yönelerek, kendimizi sorguladığımız bir süreç olarak da dikkat çekiyor. Kişisel yaşamın yanı sıra toplumsal yaşamda da ihmal edilen konular, biraz daha farkına varılmasını sağlıyor. İçinde bulunduğumuz dönem ve gelecek yıllarda 3 temel kavramın daha fazla öne çıkacağını düşünüyorum. Bunlar; sağlık, enerji ve zaman...

UZAKTAN ÇALIŞMA KAVRAMI

Sağlığımız olduğu takdirde işimizi yapabilir, çalışabiliriz. Yaşadığımız zorlukların üstesinden gelebilir, isabetli kararlar alabiliriz. Sağlığımız yerindeyse, enerjimiz de yüksek olur. Doğru yönettiğimiz takdirde verimli işlere imza atabiliriz. İstesek de tekrarını yaşayamayacağımız kavramlardan birisi de zaman. Keşkeler yaşamamak için zamanı doğru kullanmanın, iş kadar aile ve sosyal yaşantımıza ayırdığımız zamanı doğru yönetmek gerektiğini bu dönem, bir kez daha gösterdi. Sevdiklerimize daha fazla zaman ayırmanın farkındalığı öne çıktı. Çalışma hayatı içinde de bir takım değişimler yaşadık. Kimi firmalar farklı çalışma yöntemleriyle iş hayatına devam ederken, kimi firmalar mesailerine ara vermek zorunda kaldı. Ancak şunu vurgulamak istiyorum; Covid-19 salgını hayat tarzımızda büyük değişiklikler yarattı. Uzaktan çalışma kavramı hayata geçti. Genelde fiziken de bulunmamız gereken toplantılar, şartlar dolayısıyla telekonferans yöntemi ile yapıldı.

‘GELECEK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ’

Aile şirketimizde de bir takım değişiklikler yaşandı. Salgın bize çalışmak için kısa zaman ve dar bir alan bıraktı. Bu süreç planlama kabiliyetimizi arttırdı. Aynı zamanda benzer işimizi daha verimli yapabilir duruma soktu. Yeni neler yapabiliriz sorusunu kendimize yönelttik. Yalıtım, ambalaj ve dolgu amaçlı birçok alanda kullanılan üretim malzememizi, ‘Farklı hangi alanlarda kullanabiliriz? Neler yapabiliriz?’ buna kafa yorduk. Mesela sağlıklı gıdaya erişimin daha çok konuşulduğu bugünlerde gıdayı saklama önem kazandı. Özellikle bu dönemde EPS stropor ile birlikte gıda ürünleri çok kolay ve sağlıklı bir şekilde taşınabiliyor. Avrupa ve dünyada da örnekleri var. Avlanmış balıkları styropor kutular ile taşınabilme alanına yöneldik. Böylece kendimize yeni bir kulvar açmaya çalışıyoruz.

PANİĞİ ÖNLEMLERLE YENEBİLİRİZ

Çalışan haklarına saygılı olmayı ilke edinen firmamızda, bu süreçte de en önemli hususumuz olan çalışanlarımızın bedensel ve sosyal ihtiyaçlarını geliştirmeye yöneldik. İhtiyaçlarına odaklandık. Bireysel izolasyonu sağlamak adına birbirleri ile temasın önüne geçmek için sosyal mesafeyi kullandık. Yalnızlık duygusunu da ekip ruhumuzu artırarak, aştık. Panik ortamını ldığımız önlemlerle yenebiliriz.

ÖZGE GÜNAY KAZMA: Gölgeli Mimarlık İnşaat Şirketi’nde Yönetici

Öncelikle başta Ülkem olmak üzere tüm dünyaya geçmiş olsun. Her bakımdan yeni bir dünya düzenine alışmaya çalışıyoruz. Bireysel olarak üzerimize düşen en büyük görev evde kalmak. Bu anlamda devletimize destek olmalı, yapılan uyarıları dikkate alarak bu krizi minimum zararla atlatmaya çalışmalıyız . Bu süreçte başta doktorlarımız sağlık çalışanlarımız öğretmenlerimiz eczacılarımız ve bizlere hizmet sunan herkese sonsuz teşekkürler. Bir an önce yeni dünya düzenine sağlıklı günlerle kavuşmak dileğiyle.

LEVENT TEKYÖNDER: TEKSTİLCİ

Yeni yüzyıl su gibi akıyor. Hızlı ulaşılan bilgi, hızlanan yaşam, kısalan mesafeler dünyamızı neredeyse dev bir köy haline getirdi. Sürekli hareket halinde ki insanlık birbiriyle iç içe geçen üretim ve yaşam formu bize yaşam konforu getirmesini beklerken ummadığımız bir gol yedik tabiattan. Elleri ve ayakları olmadan sadece insandan insana adeta zıplayarak ulaşan minicik bir virüs kısa zamanda her kıtanın ücra köşelerine bile ulaşma başarısı gösterdi. Bu virüs için başarı iken bizim büyük kabusumuz oldu. Mart başında Afrika’da ki iş imkanlarını araştırmak için o kıtada mesafeleri kat ederken odağımız tamamen işti. Şimdi ise bu belanın ne zaman dünyanın başından gideceğini düşünme üzerine tüm enerjimizi harcamaya başladık.

İNSANLIĞA ACI VERİYOR

İş yaptığımız ya da yapacağımız ülkelerde de durum sokağa çıkıp alış veriş yapabilecek miyim düşüncesi üzerine yoğunlaştı. Elbette ki umudumuz baki, kısa sürede normalleşme en büyük dileğimiz. Küresel pandemiden insanlık olarak da gerekli dersleri çıkardığımızı varsaymak ise umut verici... Hatırlayın; kısa süre önce birbirini çiğ yemeye hazır insanlık, şimdi tek bir bela üzerine kenetlenip birlikte çözüm arıyorlar. Dünyanın diğer ucundaki dramlar tüm insanlığa acı veriyor.

DOĞAYA SAHİP ÇIKMALIYIZ

Düşmanlık yerini belki de ‘Birlikte daha güçlüyüz’ anlayışına bırakacak.
İnsan evine çekilince tabiatın gerçek sahiplerinin canlanması belki de durup düşünmemize ve doğaya sahip çıkma, koruma gerekliliği bilincimizi arttıracak.
Bireysel hijyenin önemi yıllarca okullarda anlatılsa bile bu kadar iyi öğretme ve uygulanma becerisini sağlayamayacaktı. Gelecek projeksiyonunu ehil bilim insanlarına bırakırken, yeni umutlarla yepyeni dünyanın ülkemize ve tüm insanlığa mutluluk getirmesi tek dileğimiz...

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS