Sağlık çalışanları virüs için ne dedi?

Sağlık çalışanları  virüs için ne dedi?
Küresel salgına dönüşen koronavirüs ülkemizde de kendini yoğun şekilde gösteriyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, atlatabilmemiz için birlik ve beraberlik içinde kurallara uyarak hareket etmemiz ve uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Bu zor günlerde Hürriyet Bursa olarak iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle koronavirüslü yaşam hakkında kısa sohbetler gerçekleştirdik ve bir yazı dizisi hazırladık. Birlikte başarmak dileğiyle.

 

DR. EVREN ŞAHİN: Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanı

Cenaze için çağırıldığımızda, keşfe gittiğimizde tüm kişisel koruyucu eşyalarımızı giyerek işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Kuruma cenaze geldiğinde test yapıyoru. Yaptığımız bu testleri 20 Mart’tan itibaren halk sağlığı laboratuvarına gönderdik. Negatif gelenlere rutin prosedürlerimizi uyguladık. Pozitif gelenler direkt olarak gömüldü ya da mutlaka otopsi gerekiyorsa İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

İNSANLAR HASSAS DAVRANMIYOR

Kamuda çalıştığımız için esnek çalışma saatlerine geçildi. Eşim de doktor ve Covid polikliniğinde görevliydi. Otelde ya da misafirhanelerde kalmadık. Tüm zamanımızı evde geçirdik. Eşimin hastaneden taşıma ve bulaştırma olasılığı daha yüksek olduğu için çok tedirginlik yaşadım. Özellikle 65 yaş üstünün dışarıya çıkmaması yönünde uyarılarda bulunulduğu halde niye insanlar bu konuda hassas davranmıyorlar bir türlü anlam veremiyorum.

PROF. DR. ASLI SARANDÖL: Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Ana Bilim Dalı/Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi

Türkiye Psikiyatri Derneği, vakaların görülmeye başlanmasından hemen sonra uzmanlardan oluşan bir ekip ile bir sıcak hat oluşturdu. Hekim ya da sağlık personeli destek için ulaştı. Ekipman eksikliği, en çok kendilerini yönetime ifade edeme konusunda başvuru aldık. Bazı kurumlarda hekimler, pandemi konusu ile ilgili çok titiz davranırken, diğer bir kurumda hekim arkadaşlar daha rahat davranışlar sergiliyordu bunun için hastane yönetimleri ile sorunlar çıkmasından kaynaklanan problemlere danışmanlık yaptık.

CİDDİ MÜCADELE VERİLDİ

Bu süreçte yöneticiler daha sakin davrandı. 1 Haziran itibari ile hat kapandı. Çünkü sistem içine girildi, nöbetler belirlendi ve belirsizlikler ortadan kalktı. Şu an için hekimlerden gelen aşırı kaygı, korku, anksiyete, ruhsal rahatsızlık olarak direkt başvuru yok. Daha önce böyle sorunları olan sağlık personeli tekrar geldi ama ek bir tablo oluşmadı. Çünkü insanlar kendilerini korumaya aldılar. Ciddi bir mücadele verildi.

DR. BURCU GÜNEY: Acil Servis Uzmanı/Çekirge Devlet Hastanesi

Hastanelerde virüs kapma riskinin en fazla yaşandığı yer acil servisler. Korona bana “Özgürlük duygumu” kaybettirdi. En basiti nöbete giderken kıyafet seçemiyorum çünkü ilk düşündüğüm şey yıkanabilir olması! Nöbet kıyafeti olacak bu da illaki. Çünkü üzerine KKE giyeceğim (tek kullanımlık önlük ya da tulum) Abartılı bir makyaj asla sevmedim. Ama bir dudak yada güneş koruyucu bile süremiyoruz çünkü maske, gözlük, siperlik derken, yüzümüz yeterince ağırlaşıyor.

DOKTOR ODASINDA MESAFELİYİZ

Uzun süre takınca yaralar çıkabiliyor. Sadece yüzümüzü korumaya çalışıyoruz. Hareket özgürlüğümüzü kaybettik. Yurtdışına çıkmayı bırak sokağımıza çıkamadık. Ailemiz ve arkadaşlarımız ile mesafe koyduk. Doktor odasında mesafeliyiz. Evde eşimize, çocuğumuza karşı mesafeliyiz. Ya koronavirüs taşıyıcısıysam? En üzücü olanı da buydu sanırım.

 DR. ARZU ERTEM CENGİZ: Göğüs Hastalıkları Uzmanı/Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi

Hekim olmak neyse de bir de göğüs hastalıkları uzmanı olmak... Yıldırım bölgesinde çalışan bir hekim olmak daha da zor. İnsanlar bilinçsiz, fazla kaderci, agresif... Korona Türkiye’ye girdi denildiğinde önce bizi ne bekliyordu, anlayamadık. Hastalar nasıl olacak, nasıl yaklaşacağız, nasıl tedavi edeceğiz ve de her şeyden önemlisi kendimizi nasıl koruyacağız? Hayatımda yaşadığım en kaotik dönemdi ilk süreç. Hastanede kimse ne yapacağını bilmiyor, her gün bir şey değişiyor. Korona gelmiş aramızda dolaşıyor ama herkes kaçsam mı yoksa kalıp savaşsam mı derdinde... Hekim olunca kaçma hakkın yok. Savaşacaksın…

TULUMLAR, MASKELER, GÖZLÜKLER

İlk pozitif hasta ile karşılaşmam trajikomikti. Genç ve kadın bir hastaydı. Herkes uzaylı gibi yaklaşıyor, personel ne yapacağını şaşırmış. Hemşire hanım ve ben güzelce giyindik. Tulumlar, maskeler, gözlükler, çizmeler... Hastanın odasına girdik heyecan tavan yapmış. Sanırsın başka bir gezegenden gelmiş biri ile karşılaşacağız. Kadıncağız ürkmüş. Bir köşeye sinmiş. Sorguladım hastayı. En tuhafı da gözlük buğulandı yüzünü göremedim. Bir karartı sadece. Kusura bakmayın göremiyorum sizi dedim. Sorun değil doktor hanım ben çok iyiyim. Sadece olayın şokunu yaşıyorum başka bir şikayetim yok demişti. Odadan çıktığımızda çok tuhaf hissetmiştim kendimi. Bundan sonra böyle bir hayatımız mı olacak diye düşünmüştüm.

DÜNYANIN DENGESİ DEĞİŞTİ

Görünmez bir düşmanla savaşmak çok zor. İşini yapman lazım. Ama enfekte olmaman lazım. En başta sorumlu olduğum ailem var. Ya onlar da benim yüzümden hasta olurlarsa? Bu düşünce beni en çok yıpratan oldu. Halen de öyle… Korona ile dünyanın dengesi değişti. Biz hekimler savrulduk bu süreçte. Arkadaşlarımdan enfekte olanlar oldu. Kimisi iyi geçirdi kimisi ağır geçirdi. Onlar için üzülürken yarın kendi başıma da gelebileceği duygusu çok patolojik bir duygu. Çok yıpratıcı... Çünkü küçücük çocuklarım, eşim var. Onlara da zarar verebilirim. 5 yaşında bir kız çocuğu, annesinin ondan uzak durmasını anlayamıyor. İçerliyor, “Annem beni sevmiyor” diye düşünüyor. Bu çok canımı acıttı. Tek isteğim birazcık kıymetimiz anlaşılsın şu ülkede. Saygı istiyoruz. Huzurlu çalışmak istiyoruz. Sağlıcakla kalın.

DR. BAŞAK BURGAZLIOĞLU: Göğüs Hastalıkları Uzmanı /Özel Bursa Medicana Hastanesi

Para, mevki, yaşadığın yer fark etmeden, insan ayırt etmeden hayatlarımızın durduğu bir dönem geçiriyoruz. Hastalığın ilk günlerinde beni etkileyen aynı hastanede muhasebe bölümünde çalışan mesai arkadaşımın ailesinin ve babasının testlerinin pozitif çıkması. Ve hastaneye yatışının 4. günü kaybetmemiz… Hemen hemen her gün göz göze geliyoruz ve hiç aklımdan çıkmıyor.

YAŞAYARAK MOTİVE OLDUM

Bu dönemde ailemden destek aldım. Hekimliğin manevi tatminini yaşayarak motive oldum. Koronavirüs nedeniyle herkeste bu konuda haklı bir tedirginlik var. Mevsimsel olarak ateşli hastalıkların sık görüldüğü bir dönemdeyiz. İnsanlara son olarak korkmayalım ama mutlaka tedbir alalım demek istiyorum.

 DR. MUHİTTİN PEKUZ: İç Hastalıkları Uzmanı/Özel Hayat Hastanesi

Hastanemizde gerekli tüm tedbirleri ve önlemleri alıyoruz. Randevu saati ve aralıklarını açtık. Bu bölgede çok fazla hasta bakıyoruz ve hasta portföyümüz çok farklı. Her hastamızda acaba mı diye düşünerek mutlaka test istiyoruz. İlk vakayı gördüğümde çok üzüldüm ve bana bulaşır mı sorusundan çok hemen ailemi düşündüm. Bu dönemde mümkün olduğu kadar kendimi izole etmeye çalıştım ailemden yakınlarımdan ve arkadaşlarımdan. Bir aydır kızıma sarılamamak beni en çok etkileyen durum oldu.

TABURCU ETMEK MUTLU EDİYOR

Rutin poliklinik işlemleri, acil olmayan ameliyat işlemlerimiz ertelendi. Covid-19 pozitif vakalar artınca, en çok alışveriş merkezlerinde kuyruk olanlara inanamıyorum ve entübe olan solunum sıkıntısı çeken hastaları onlara göstermek istiyorum. İnsanların bilinçli ve sorumluluk sahibi olmalarını istiyorum. Bana olmaz zihniyetinden çıkmaları çok önemli. Covid-19 pozitif hastalarımızı iyileştirerek taburcu etmek beni çok mutlu ediyor. Bu süreçte her taburcu olan hastada çalışma azmim ve heyecanım arttı.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS