Yanarak ölen işçiler toprağa veriliyor

Yanarak ölen işçiler toprağa veriliyor

Esenyurt'ta bir alışveriş merkezi inşaatına ait şantiyedeki yangında yaşamını yitiren 11 işçiden Barış Kıyak, Muğla'nın Milas ilçesinde; Ahmet Kesin ise Bartın'da toprağa verildi.

Barış Kıyak'ın (30) cenazesi dün gece Milas'a bağlı Bafa beldesine getirildi. Kıyak'ın cenazesi, Bafa Merkez Camisi'nde kılınan namazın ardından toprağa verildi.

Cenaze törenine Kıyak'ın yakınları ve vatandaşlar katıldı. Olayda yaşamını yitiren Barış Kıyak'ın babası Mehmet Kıyak, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Televizyonlarda geçen alt yazılardan yangında oğlumunda aralarında bulunduğu 11 kişinin öldüğünü öğrendim. Olayı doğrulatır doğrulatmaz İstanbul'a gittik ve gördük. Hastanede oğlumu teşhis ettikten sonra cenazeyi bana teslim ettiler" dedi.

Kıyak, 11 kişinin yaşamını yitirdiği olayda inşaat şirketi yetkililerinin ihmali olduğunu iddia ederek, "Bunlar nasıl insan. Sen bu çadırların niye kontrolünü yapmıyorsun. Neden çalışan işçilerin sağlıklarını güvence altına almıyorsun. Bir evlat yetiştirmek kolay mı? Bir ihmal sonucu 11 kişi öldü ve hepsi de gencecik insanlar" diye konuştu.

Kıyak'ın cenazesine İstanbul'dan gelen iş arkadaşları da katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Kıyak için mevlit okutuldu. Kıyak'ın cenazesi daha sonra akrabalarının gözyaşları arasında belde mezarlığında toprağa verildi.

Ahmet Keskin ise Bartın'da toprağa verildi

İşçilerden Ahmet Keskin'in (47) cenazesi ise Bartın'da toprağa verildi.

Yakınlarının İstanbul Adli Tıp Kurumundan teslim aldığı Keskin'in cenazesi, Kozcağız beldesine bağlı Şarköy köyü Boğaz Mahallesi'ndeki evine getirildi. Daha sonra Boğaz Mahallesi Camisi'ne götürülen Keskin'in cenazesi, kılınan namazının ardından köy mezarlığında defnedildi.
Açıklamada, işyeri denetimleri ile işçi sağlığı ve güvenliğine yönelik cezaların arttırılması gerektiği vurgulandı.

3 işçi Ordu'da toprağa verildi

İşçilerden Fatih Acun (24), Ahmet Yağal (31) ve Seyfettin Topal (38), Ordu'da düzenlenen cenaze törenlerinin ardından toprağa verildi.

İşçilerden Fatih Acun için Kumru ilçesinin Küçük Akçe Köse köyünde düzenlenen cenaze törenine, Acun'un ailesi ve yakınları ile vatandaşlar katıldı.

Törende gazetecilere açıklama yapan Fatih Acun'un kardeşi Murat Acun, yaşanan olaydan dolayı perişan halde olduklarını belirtti. Acılarının büyük olduğunu ifade eden Murat Acun, "Söylenecek fazla bir şey yok, giden gitti. Devlet büyüklerimiz bu işin peşinden gideceklerini söylüyorlar. Bizim canımız yandı, başka Fatih'lerin canı yanmasın artık. Bizim gibi başka kimseler üzülmesin. Bu ihmalleri yapanlar hakkında ne yapılması gerekiyorsa o yapılsın. Gerekli cezalar verilsin" dedi.

Ağabeyi Fatih'in babası gibi inşaat işçisi olduğunu anlatan Acun, babasının da 1997 yılında inşaatta çalışırken geçirdiği kalp krizi sonucu öldüğünü kaydetti.

Yangından sağ kurtulan Fatih Acun'un inşaat işçisi arkadaşı Kadir Eracun ise yangınla ilgili çok şey hatırlayamadığını anlatarak, "Can havliyle bulunduğumuz çadırdan dışarıya nasıl çıktığımı hatırlayamıyorum. Yangın öncesinde yemek yedik ve oturuyorduk. Sanırım yangın kapının girişinde oldu. Çadırda tek kapı var. Fatih de ben de aynı şirkette kalıpçıydık. Kendisi kardeşim gibiydi. Ölümünden dolayı çok üzüldük" diye konuştu.

Cenaze, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından aynı köydeki aile kabristanında toprağa verildi.

Yağal Kumru'da, Topal Korgan'da toprağa verildi

Hayatını kaybeden işçilerden Ahmet Yağal da ilçenin Divane Türk köyünde son yolculuğuna uğurlandı. Yağal'ın köy camisinde düzenlenen cenaze töreninde duygularını basın mensuplarıyla paylaşan baba Hakkı Yağal, yangının olduğu yere kendisinin de gittiğini, gördüğü manzaranın çok kötü olduğunu söyledi. Yangından sağ kurtulanların anlattığına göre işçilerin akşam çadırda otururken, çadırın kapısında bulunan fazlalık yatakların bir anda yanmaya başladığını dile getiren baba Yağal, "Çocuklardan biri minderleri dışarıya atmaya çalışırken birden alevlenerek diğer işçilerde içeride mahsur kalmış. Gördüğümüz çadır değil sadece bir branda. Orada insan değil hiçbir şey yaşamaz. Gördüğüm manzara perişan bir vaziyetteydi. Ben de gurbette inşaatlarda çalıştım, böyle bir şey görmedim. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız" ifadelerini kullandı.

Ahmet Yağal'ın cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından aynı köydeki aile kabristanında defnedildi.

Yangında ölen işçilerden Seyfettin Topal ise Korgan ilçesine bağlı Yeşilköy'de, ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.


Abdurrahman Demir, Tokat'ta son yolculuğuna uğurlandı


İşçilerden Abdurrahman Demir de memleketi Tokat'ta son yolculuğuna uğurlandı. Abdurrahman Demir'in (42) cenazesi, İstanbul Adli Tıp Kurumundaki DNA testi ve diğer işlemlerin ardından gece saatlerinde getirildiği memleketi Tokat'ın Erbaa ilçesinde Devlet Hastanesi morguna konuldu. Kardeşi Mustafa Demir ve yakınları tarafından hastane morgundan alınan Demir'in cenazesi, kış şartlarının etkisiyle yaklaşık 2 saatlik yolculuğun ardından ilçeye bağlı Gökal beldesindeki inşaatı devam eden evine getirildi.

Cenazenin "helallik" için evin önüne getirilişi sırasında Abdurrahman Demir'in eşi Selime ve annesi Fadime Demir gözyaşları içerisinde ağıtlar yaktı. Selime ve Fadime Demir'in, yakınlarının kolunda güçlükle ayakta durduğu görüldü. Demir'in bazı yakınları ise gözyaşları içerisinde cenaze aracının arkasından el salladı.

Abdurrahman Demir'in cenazesi Çanakçı Camisi'nde kılınan namazının ardından belde mezarlığında toprağa verildi. Cenazeye Demir'in ailesi, yakınları ve Gökal Beldesi Belediye Başkanı Osman Akbulut ile vatandaşlar katıldı.

İstanbul'da kapıcılık yapan kardeşi Mustafa Demir, ağabeyinin "atik" birisi olduğuna dikkati çekerek, yangın yerinden çıkamayışını anlayamadıklarını belirtti.

Ağabeyiyle 2 gün önce telefon görüşmesi yaptığını, olayı da Gökal beldesinde yaşayan diğer ağabeyinden öğrendiğini ifade eden Demir, "Ağabeyim yangın çıkan şantiyeye 2-3 günlük çalışmaya gelmiş. Yeni yaptırdığı evin borcunu ödemek için İstanbul'a çalışmaya gelmişti" diye konuştu.


Özen Van'da toprağa verildi

İşçilerden Sevdin Özen de memleketi Van'da toprağa verildi. Yangında hayatını kaybeden 11 işçi arasında yer alan Sevdin Özen'in (28) cenazesi, İstanbul Adli Tıp Kurumundaki işlemlerin ardından memleketi Van'a getirildi. Yakınları tarafından Van'da uzun araç konvoyuyla karşılanan cenaze, Özen ailesinin oturduğu Özalp'ın Hazine Köyü'ne götürüldü. Cenaze aracının köye gelişi sırasında Özen'in yakınları gözyaşı dökerek, ağıtlar yaktı. Özen'in cenazesi, cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenazeye, yangında son anda kurtulan Sevdin Özen'in kardeşi Eyüp Özen (22) de katıldı. Ayakta durmakta zorluk çeken Eyüp Özen, yakınları tarafından teselli edildi. Sevdin Özen'in en küçüğü 5 aylık, en büyüğü 9 yaşında olan 6'sı kız 7 çocuğu bulunduğu öğrenildi.


"11 Dakika Anma Etkinliği" düzenlenecek

Bu arada, hayatını kaybeden 11 işçi için "11 Dakika Anma Etkinliği" düzenlenecek.Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliğinden (TTB) yapılan açıklamada, 16 Mart cuma günü saat 11.00'de İstanbul'da bütün çalışma alanlarında 11 dakikalık anma etkinliğinin yapılacağı bildirildi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS