Her şey ters gidiyorsa bunu yapın!

  1. İyilik Sağlık
  2. Nefes
Her şey ters gidiyorsa bunu yapın!

Hiç iyi başlayan bir gününüzün ardı ardına gelen talihsizliklerle kötüleştiği oldu mu? Hayatımızdaki büyük olayların bize yüksek seviyede stres yaratabileceğinin herkes farkında, ancak ardı ardına gelen küçük güçlüklerin de aynı şekilde bizi strese sokabileceğinin farkında değiliz. Psychology Today dergisinde yayımlanan bir haber kontrolü geri almanızın en iyi yolunu açıklıyor... Hazırlayan: İyilik Sağlık Haber



Bir seri küçük sorun yaşadığınız son zamanı düşünün. Yeni giydiğiniz kıyafete döktüğünüz kahve, fermuarınıza takılıp kırılan kolye, elinizden kayıp düşen telefon, veya seyahat sırasında bozulup tüm planlarınızı alt üst eden dizüstü bilgisayar... Daha birçok örnek bulunabilir, ve tüm bu küçük kazalar odaklanmamızı önleyip, işimizi yapmamızı engelleyebilir.

Böyle durumlara siz nasıl tepki veriyorsunuz? Hemen söylenmeye mi başlıyorsunuz? Kendi sakarlığınıza mı kızıyorsunuz? Yoksa kırılan eşyayı mı suçluyorsunuz? Belki bu cezayı hak edecek birşey yaptığınızı düşünüyorsunuzdur.
Hatta büyülü bir şekilde son bir saati geri alıp yaşadığınız şanssızlığı engellemek istiyor bile olabilirsiniz. Bu tepkiler o an çektiğiniz sıkıntıyı azaltsa da, iyi hissetmenizi sağlamaz. Stres seviyenizi de düşürmez, özellikle de olaylar kontrolünüz dışında kötü gitmeye devam ederken.

Psikologlar, böyle durumlarla başa çıkmak için herkesin kullanabileceği bazı stratejiler olduğunu savunuyorlar.
Problem odaklı çözümleme
Problem odaklı çözümlerde, stres yaratan bir sorunu çözmeye çalışırız. Örneğin, bilgisayarımız bozulduğunda sorunun ne olduğunu çözüp tamir etmeye çalışırız veya teknik desteği ararız. Kolyemiz kırılır ve çöpe atmak yerine kopan zinciri düzeltmeye çalışırız.
Duygu odaklı çözümleme
Duygu odaklı çözümlerde ise, değiştiremeyeceğimiz bir durumu kabul edip daha iyi hissetmeye çalışırız. Otobüsünüzü kaçırdıysanız, yapabileceğiniz tek şey durumu kabullenip vaktinizi iyi geçirmeye çalışmaktır.
Sakin Kalın!
Birisi size rahatsız edici bir email attığında, karşılık olarak sinirli bir email atabilirsiniz. Ama bu ne problem odaklı çözümdür, ne de duygu odaklı. Attığınız e-mail belki durumu çözer, belki de başınızı belaya sokar. Bunun yerine olaya farklı bir bakış açısından yaklaşıp sakin davranmak en iyisidir. Böylece o kişiyle konuşup problemi çözebilirsiniz veya o kişinin size neden böyle bir email attığını anlayabilirsiniz.
Bu örnek sadece iki çözüm metodunu değil, aynı zamanda bizi rahatsız eden bir duruma sakin bir kafayla bakabilmenin önemini de gösteriyor. Eğer sinirliysek mantıklı olamayız. Stresle başa çıkmayı denemeden önce, kafamızdaki alarmı kapamalı ve sakinleşmeliyiz. Psikologlar buna duygusal düzenleme diyor. Çoğumuz buna delirmemek der!
Duygularınızı fark edin ve anlayın!
Duyguları düzenleyebilmek için önce onların farkında olmak gerekir. Yanlış giden küçük olaylar bizi sinirli, üzgün, hayal kırıklığına uğramış hatta suçlu hissettirebilir. Ne hissettiğinizi fark edin. Ancak hissettiklerinizi anladığınızda onları değiştirebilirsiniz. Bunu da geriye doğru bir adım atıp böyle hissetmenizin sebebini düşünerek yapabilirsiniz. Öfkeniz, hayat veya kaderin sizin gününüzü mahvetmek için komplo kurduğunu düşündüğünüzden kaynaklanıyor olabilir. Veya belki de üzgün olmanızın sebebi değerli bir şeyi kaybettiğinizi düşündüğünüz içindir. Suçluluk duygunuz da tembel veya yeteneksiz olduğunuz için kendinizi suçlamanızdan doğuyor olabilir.
Duygunuzu ve sebebini doğru bir şekilde anladıktan sonra, duygusal düzenleme yapmayı deneyebilirsiniz. Vücudunuzun duruma tepkisini ölçün. Elleriniz terli mi? Veya kalbiniz hızlı mı çarpıyor? Eğer öyleyse, vücudunuzun acil durum önlemleri etkin halde demektir.
Duygularınızı nefesiniz yoluyla kontrol edin
Sinir sistemimiz otomatik çalışsa da, stres altındayken oluşan davranışlarımızı yönetmesine izin vermek zorunda değiliz. Mantığımızı kullanarak, vücudunuzun kalanının rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Öncelikle nefesinizi yavaşlatarak kontrol altına alın. Böylece kalp atışlarınız da yavaşlayacaktır. Duygusal düzenleme tıpkı küçüklüğümüzde duyduğumuz "Sinirlendiğinde 10'a kadar say" metodu gibidir. Stres ve öfkeyle başa çıkmanın en iyi yolu, sayısız araştırmanın da kanıtladığı gibi, zihinsel öz kontroldür.

Duygularınızı kontrol altına aldıktan sonra, stresli durumlarla başa çıkmanın çok kolay olduğunu fark edeceksiniz. Birden, böyle aksaklıklar için arayabileceğiniz bir teknik destek olduğunu hatırlayacaksınız, veya o email'a cevap vermenin stratejik yollarını düşüneceksiniz. Zihinsel sakinliğiniz size yeni ve daha mantıklı çözüm yolları gösterecek.

Stres hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Duygularınızı bu stratejilerle kontrol ederek, kaçınılmaz stresin sonuçlarının da kaçınılmaz olmasını önleyebilirsiniz.
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS