Futbol hikayeleri: Al da At Dercesine

Futbol hikayeleri: Al da At Dercesine

İki pas yapamayan orta saha, bilmem kaç maçtır gol yemeyen kaleci, rakip sahaya ses hızında geçen Konkord Ziya, Dinamoçükreş'le maça çıkan Cumhur Abi, Dünya Kupası finalini Kars kaşarı yiyerek izleyen aklı havada rockçı… 19 yazarın futbol hikayelerinden oluşan Al da At Dercesine okurla buluşuyor.

19 yazarın futbol üzerine yazdıkları hikâyelerden oluşan Al da At Dercesine ile Mehmet Yüce'nin Türkiye futbol tarihini derinlemesine incelediği çalışmasının üçüncü ve son cildi Romantik Yürekler'i okurla buluşturuyor. 10 Haziran'da ayrıca Ece Erdoğuş'un Tuhaf hikâyeleri sever misiniz? adlı romanı ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Anton Çehov'un Albion'un Kızı adlı öyküleri de yayımlanıyor. Yayınevi, Cemil Aksu, Erdem Evren ve Sinan Erensü'nün Türkiye'de neoliberal su ve enerji politikaları ile direnişlerinin anlatıldığı Sudan Sebepler adlı derlemeyi de okura sunuyor. Richard Wolff ve Stephen Resnick'in neoklasik, Keynesçi ve Marksçı iktisat teorilerini inceledikleri Çatışan İktisadi Teoriler adlı çalışma da İletişim Yayınları'ndan çıkıyor.


Mahalledeki AKP'yi yazdı


Al da At Dercesine - Futbol Öyküleri


19 yazarın futbol üzerine yazdıkları hikâyelerden oluşan Al da At Dercesine İletişim Yayınları'ndan çıkıyor. Futbol ile edebiyatı ve hayatı buluşturan derlemedeki öyküler, verdikleri edebi zevkin yanı sıra futbola başka bir açıdan bakılmasına da katkı sunuyor.


İki pas yapamayan orta saha, bilmem kaç maçtır gol yemeyen kaleci, rakip sahaya ses hızında geçen Konkord Ziya, Dinamoçükreş'le maça çıkan Cumhur Abi, Dünya Kupası finalini Kars kaşarı yiyerek izleyen aklı havada rockçı…


Medeniyet kuran ve çökerten dinamik: Lüks ve Şiddet


Duvar pasıyla, "pardon"uyla halı saha futbolu, rakibin golcüsünü kaçıran çılgın taraftar, kaleci kazağını düzeltiyordu diye golü iptal eden hakem, antrenörlük yapan Borges, Mahmure'yi başkasına kaptıran kulüp başkanı…


Futbolu halkın afyonu olarak görmeyenlerin, endüstriyel futbola karşı çıkanların, ufak ufak takılanların, sıradan insanların ve figüranların anlatıldığı öyküler. Al da At Dercesine, edebiyatçı gözüyle futbol. Neşeli, oyunbaz ve âşık.


Pınar Öğünç'ten Jet Rejisör'ün hikayesi


Al da At Dercesine'de futbol yazıları bulunan isimler şöyle: Alper Atalan, İlyas Barut, Murat Başekim, Emre Bayın, Can Belge, Bülent Çallı, Mustafa Çiftci, Necdet Dümelli, Serhan Ergin, Mahir Ünsal Eriş, Ayla Duru Karadağ, Giray Kemer, Ercan Kesal, Işıl Kocaoğlan, Kıvanç Koçak, Yekta Kopan, Hakan Kulaçoğlu, Akif Kurtuluş, Bağış Erten.



Romantik Yürekler
Futbol Tarihimizin Yeni Devreleri: 1952-1992 Türkiye Futbol Tarihi 3. Cilt


Mehmet Yüce'nin Türkiye futbol tarihini derinlemesine incelediği çalışmasının üçüncü ve son cildi Romantik Yürekler, İletişim Yayınları'ndan çıkıyor. Yüce, 1952'den 1992'ye varan kırk yıllık bir dönemi ele aldığı bu çalışmasında, futbol tarihimizin bilinmeyen tüm yönlerini açığa çıkarırken, unutulmaz hikâyeleri ve artık her biri birer efsaneye dönüşmüş kahramanlarıyla okuyucusunu da bu romantik dünyanın içine katıyor.


Taşrada eğlenceyi anlattı: 'Hovarda Alemi'


Mehmet Yüce'nin, Türkiye futbol tarihi çalışmasının üçüncü ve son cildi, 1952'den 1992'ye uzanan kırk yıllık dönemi ele alıyor. '50'lerden '60'lara uzanan kesit, tam anlamıyla romantik dönemdir. Sonra, masumiyeti bitiren yeni çağ başlıyor. Aslında ikisi arasında bir geçiş var; arada "romantik çağın son silahşorları" misali bir Metin-AliFeyyaz mesela veya bir Trabzonspor çıkabiliyor... Yeni çağ tam olarak, Metin Oktay'ın rekorunu kırması için Tanju Çolak'a ikram edilen kolay golle başlıyor Yüce'ye göre.


Edebiyatın linç kültürüne direnişi: Vur Ulan Vur - Linç Öyküleri


Arka Kapak yazısı:


Yine zengin bir tarihsel döküm… Yine taşrayı ihmal etmeden, her hikâyenin, her kahramanın hakkını veren, zengin bir anlatı…


"Fenerbahçe'ye yarı finalde Benfica çıktı… Radyodan dinlemiştim maçı, goller peş peşe geliyordu… Maçın ertesi günü sokakta konuşurken, arkadaşlardan biri 'Yahu' demiş, 'Bir gol de biz atalım bütün misketlerimi vermeye razıyım.' Diğeri atıldı: 'Ben de hazırım vermeye gazoz kapaklarımı, hem de Ali Kemâl'i, Gökmen'i, Ziya'yı, Kör Tuğrul'u."



Tuhaf hikâyeleri sever misiniz?


Genç yazar Ece Erdoğuş'un Tuhaf hikâyeleri sever misiniz? adlı romanı İletişim Yayınları tarafından edebiyatseverlerin beğenisine sunuluyor. Gençliği tüm renkleriyle birlikte bulacağınız romanda, tek isteği hayat hikâyesinin kitap olarak yayımlaması olan Jaklin'in peşine takılıp kendinizi kurmacanın içinde bir kurmacada bulacaksınız.


Şantiyeye dönüşen Türkiye'nin öyküsü: İnşaat Ya Resulallah


Arka kapak yazısı:


"Aşağılık bir yazar', bir sandalye, bir halat, incecik bir jilet… Jaklin'in tek arzusu hayat hikâyesini kitaplaştırmak. Doktorlar ne derse desin eksik parçayı bulup çıkaracak. Çetin nerden bilecek neler olup bittiğini… Belki, Ringo, o da ne kadar bilirse artık… Bir gece… Her şey çığırından çıkıyor. Ya da zaten çoktan çıkmıştı da biz daha önce neler olmuş bilmiyorduk…


Tuhaf Hikâyeleri Sever misiniz? gençliğin ve deliliğin tuhaf renkleriyle dolu. Tek mekânda çığlık çığlığa, kurmaca içinde kurmaca… Roman içinde roman… Barlar, hastaneler, Kadıköy'de sokaklar, daracık evler…


Nazi Almanyası ve Yahudiler


Ece Erdoğuş, iştahlı bir yazar, dizginsiz ve muzip


Soyut resimler gibiydi Jaklin. Uydurmak isteyene mana doluydu, gönlü olmayan içinse deli saçmasıydı. Şimdi, tam tamına otuz yaşındayken komodinin gözünde uzun zamandır kullanmadığı bir jilet gizliydi ve kolundaki yara izlerinin üzerinde kocaman, uçuk pembe bir opium çiçeğiyle dalları çiziliydi. Jaklin, Bahariye Caddesi'nin kalabalığında, garsonluk yaptığı bara doğru adımlarını peş peşe dizerken bir roman kahramanı olacağından henüz habersizdi."



Albion'un Kızı


Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Çehov'un, yazmaya yeni başladığı yıllarda kaleme aldığı öykülerden oluşan Albion'un Kızı İletişim Yayınları tarafından yayımlanıyor. Mehmet Özgül'ün titiz çevirisi ve Maksim Gorki'nin sonsözüyle zenginleşen eseri, hem Çehov'la henüz tanışmamış olan okurlar, hem de yeniden Çehov okumak isteyen okurlar uzun süre ellerinden bırakamayacaklar.


'İnşaat Ya Resullulah' şantiyeye dönen ülkenin fotoğrafını çekiyor


Çehov'un bir tıp öğrencisiyken yazdığı ilk öykülerin yer aldığı Albion'un Kızı, yazarın özgün dünyasının ve imgeleminin oluşma sürecini izliyor.


Anton Çehov'un yazarlığa ilk başladığı yıllarda kaleme aldığı öyküleri bir araya getiren Albion'un Kızı, adı öykü türüyle neredeyse eş anlamlı olan yazarın öğrencilik yıllarında bile ışıldayan dehasını gözler önüne seriyor. 1880-1884 yılları arasında çeşitli edebi dergilerde yayımlanmış olan eskizlerinde Çehov, çağdaşlarının kaleme aldığı görkemli başyapıtların aksine, ölçeğine insanı alan mütevazı yapılar kurmaya başlamış ve bu sayede yeni ve yalın bir hakikate ulaşmıştır. Ustası Gogol gibi Çehov da yakından tanıdığı ve asla tepeden seyretmediği Rus taşrasına hâkim olan bağnazlıkları ve ahmaklıkları olduğu kadar, gösterişsizliği ve saf dilliliği de resmetmiş, hiçbiri karikatüre kaçmayan bu tiplemelere olan şefkatinden ve gerçekçilikten hiçbir zaman ödün vermemiştir.


"Çehov'un edebi eserlerine hâkim olan muazzam iyilik hissi bir gündem veya edebi tebliğ olmasından değil, sahip olduğu yeteneğin doğal rengini almasından gelir." Vladimir Nabokov



Sudan Sebepler
Türkiye'de Neoliberal Su-Enerji Politikaları ve Direnişleri


İletişim Yayınları, neoliberal su-enerji politikalarını çok yönlü bir şekilde inceleyen Sudan Sebepler adlı çalışmayı yayımlıyor. Sudan Sebepler, Doğu Karadeniz'den Hasankeyf'e, Ege'den Munzur Vadisi'ne uzanan geniş bir coğrafyada yaşanan yıkıcı süreçleri tüm gerçekliğiyle yansıtırken, bu süreçlere karşı sürdürülen toplumsal mücadeleleri de ele alıyor.


İlk kez 1990'lı yılların ikinci yarısında Bergama'da ve Artvin Cerrattepe'de siyanürlü altın madenciliğine karşı gelişen mücadeleler ile görünürlük kazanan yerel çevre hareketleri, son 10 yılda talepleri, yöntemleri, mekânsal dağılımı ve bileşenlerinin niteliği itibariyle olağanüstü bir çeşitliliğe ulaştı. Nükleer, termik ve rüzgâr santrallerinden, taş ve mermer ocaklarına; yol, tünel ya da elektrik iletim hattı inşaatlarından ormanlık alanların imara açılmasına, neredeyse her gün en az bir projenin yeni bir protestoya ya da davaya konu olmasına tanığız. Vadi vadi, kasaba kasaba hatta köy köy örgütlenen "yaşam alanı savucunuları", 2000'lerin başından beri doğanın ve müştereklerin daha önce görülmemiş ölçüde piyasa ilişkilerine açılmasının toplumsal, ekolojik ve ekonomik etkilerine direniyor.


Ezidi halkını anlattı: '73. Ferman / Katliam ve Kurtuluş'


Sudan Sebepler, bu sürecin bir kolunu, neoliberal su-enerji politikalarının ekonomi-politiğini ve hidroelektrik santralleri (HES) ile büyük barajlara karşı yirmi yıla yakın bir zamandır sürmekte olan mücadele deneyimlerini şekillendiren saikleri, süreçleri ve failleri birçok boyutuyla kayda geçirmeyi hedefliyor. Doğu Karadeniz'den, Hasankeyf'e, Ege'den Munzur vadisine uzanıyor; Türkiye taşrası ve kırsalının hangi "sudan sebepler" nedeniyle ayağa kalktığını sorarak devlet, toplumsal mücadeleler, iktisat arasındaki açık çatışma noktalarını gözler önüne seriyor.


Fikret Adaman, Meral Akbaş, Bengi Akbulut, Mustafa Akçınar, Cemil Aksu, Murat Arsel, Özlem Aslan, Mehmet Bozok, Nihan Bozok, Atakan Büke, Dilşa Deniz, Zeynep Ceren Eren, Sinan Erensü, Erdem Evren, Ahmet Kerim Gültekin, Arif Cem Gündoğan, Mine Işlar, Akgün İlhan, Alp Yücel Kaya, Umut Kocagöz, Sıla Pelin Oğuz, Yakup Şekip Okumuşoğlu, Fevzi Özlüer, Caterina Scaramelli, Ethemcan Turhan, Özge Yaka'nın katkılarıyla...



Çatışan İktisadi Teoriler


Neoklasik, Keynesçi ve Marksçı iktisat teorilerini inceleyen Çatışan İktisadi Teoriler adlı çalışma İletişim Yayınları'ndan çıkıyor. Bu en önemli üç iktisat teorisini kavramları ve analiz yöntemleri üzerinden değerlendiren çalışma, aynı zamanda teorilerin aralarındaki farkları ve hayatlarımız üzerindeki etkilerini de karşılaştırıyor.


Çatışan İktisadi Teoriler, bugün dünyada birbiriyle yarışan en önemli üç iktisat teorisini inceliyor. Bu teorilerin birbirlerinden sistemli olarak nasıl ayrıştığını özetleyerek tek tek her teoriyi betimliyor ve her birinden çıkan farklı sonuçları analiz ediyor. Her teorinin seçtiği kavramlara, analiz yöntemlerine, iktisadı kavramsallaştırma biçimine dair kapsamlı tartışmalar sunuyor. Farklı teorilerin yaşamlarımız üzerindeki farklı etkilerini açıklayıp karşılaştırmasını yaparak, genel olarak farklı düşünme biçimlerinin, özel olarak da bu üç iktisat teorisinin toplumu farklı şekillerde nasıl biçimlendirdiğini gösteriyor.


Yazarlar, Richard Wolff ve Stephen Resnick kitapla ilgili şunları söylüyor:


"Mevcut iktisat teorileri arasında bir seçimin var olduğunun bilinçli veya bilinçsiz farkına varmanıza yardımcı olmak için yazdık bu kitabı. (…) İktisat hakkında düşünürken birçok insan soru sormanın ve soruları yanıtlamanın sanki tek bir bariz şekli varmış gibi davranıyor. İktisat teorisini teorik bir çoğulluk olarak değil, tek bir kavram olarak düşünüyorlar. Zorlu teorik seçimlerden kaçarak onları ihmâl ediyorlar ve o dönem ne çoğunluktaysa onu seçerek akışa ayak uyduruyorlar. Kendilerinin de seçim yapabileceğinin ve alternatiflerin var olduğunun farkına varmaksızın başka insanların seçimlerini kabul etmenin verdiği rahatlığa ve güvenliğe sığınıp kendi seçme özgürlüklerinden kaçıyorlar. Eğer düşünme biçiminizin böyle alternatifler arasından bir seçim barındırdığının farkına varırsanız, umuyoruz ki o alternatifler hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyeceksiniz."


{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS