Okulda ve hayatta başarıları için rehber: 'Üstün Zekalı Çocuğa Yardım'

  1. Kültür Sanat
  2. Kitap
Okulda ve hayatta başarıları için rehber: 'Üstün Zekalı Çocuğa Yardım'
Okulda ve hayatta başarıları için rehber: 'Üstün Zekalı Çocuğa Yardım'

Üstün zekalı çocuk kimdir, diğer çocuklardan nasıl ayırt edilir, kişiliğinin temel özellikleri nelerdir, düşünce tarzı nasıl anlaşılır, duygusal gelişiminde nasıl yardımcı olunur, eğitiminde neye dikkat etmeli, nasıl bir okul tercih etmeli? Jeanne Siaud-Facchin, "Üstün Zekâlı Çocuğa Yardım" adlı kitabında bunlara ve benzeri daha pek çok soruya yanıt veriyor.

Jeanne Siaud-Facchin'in, Z. Canan Özatalay'ın çevirisiyle İletişim Yayınları'ndan çıkan kitabı "Üstün Zekâlı Çocuğa Yardım", bu çocukların okulda ve hayatta başarılı olması için yapılması gerekenler konusunda bir rehber niteliğinde. İletişim Yayınları 19 Ocak'ta bu kitabın yanı sıra, Serge Latouche "Kanaatkâr Bolluk Toplumuna Doğru" adlı kitabını Tahir Karakaş'ın çevirisiyle; Mehmet Yüce'nin Osmanlı'nın son yıllarında öne çıkan futbolcu figürlerinin hikâyelerini anlatttığı "Ale'l-ıtlak Baldırı Çıplak" adlı kitabını ve Victor Hugo'nun "Doksan Üç" adlı eserini Alev Er'in çevirisiyle okurla buluşturuyor.

Tanıtım metninden

Üstün Zekâlı Çocuğa Yardım

İletişim Yayınları, üstün zekâlılar üzerine çalışmalarıyla tanınan uzman klinik psikolog Jeanne Siaud-Facchin'in Üstün Zekâlı Çocuğa Yardım adlı kitabını yayımlıyor.

Üstün zekâlı çocukların diğer çocuklarla arasındaki farklardan kişisel özelliklerine, düşünce tarzlarından gündelik yaşamlarına uzanan geniş bir alanda bilgi veren Facchin, ailelere ve eğitmenlere de yol gösteriyor. Alanının temel başvuru kaynağı…

Üstün zekâlı çocuklar, çoğu zaman bir pırıltı halesiyle birlikte düşünülüyor ve başarılı olmak için fazla çaba göstermesi gerekmeyen, doğuştan şanslı kişiler gibi algılanıyor. Oysa büyük zenginlik potansiyeli taşısa da "fazla zekâ"ları, bu çocuklar için kolaylıkla bir yüke dönüşebiliyor.

Peki erken gelişmişliğiyle çevresindekileri büyüleyebildiği gibi kendine özgü düşünme biçimiyle sık sık tepkiye de yol açan, anlaşılmayan ve dışlanan üstün zekâlı çocuk kimdir? Onu diğer çocuklardan nasıl ayırt edebiliriz? Kişiliğinin temel özellikleri nelerdir? Düşünce tarzını anlamak için ne yapmalıyız? Duygusal gelişiminde ona nasıl yardımcı olabiliriz? Eğitiminde neye dikkat etmeli, nasıl bir okul tercihinde bulunmalıyız? "Erken gelişmişliğinden" ya da "üstün zekâsından" ona nasıl bahsetmeliyiz? Gündelik yaşamını nasıl düzenlemeliyiz? Kendini gerçekleştirmesine ve muazzam yeteneklerinden yararlanmasına nasıl yardım edebiliriz?

Üstün zekâlılar konusunda tanınmış bir uzman olan klinik psikolog, Üstün Zekâlı Çocuğa Yardım'da bu çok özel ve hassas çocukların algı dünyasını incelikleriyle tanıtırken, ebeveynlere ve eğitmenlere gündelik hayatta nasıl hareket edeceklerine dair pratik tavsiyelerde bulunuyor.

Kanaatkâr Bolluk Toplumuna Doğru

İletişim Yayınları, Serge Latouche'un büyüme ekonomisini tüm yönleriyle sorguladığı ve bu anlayışa karşı yeni bir tezi öne çıkardığı kitabı Kanaatkâr Bolluk Toplumuna Doğru'yu yayımlıyor. Latouche çalışmasında ekonomik büyüme "takıntısından" vazgeçmenin sıfır büyüme, taş devrine dönüş ya da teknoloji düşmanlığı olmadığını söylerken, "kanaatkâr bolluk toplumu"nu yaratmak için önerdiği küçülme politikalarının çağımızın gereği olduğunun ısrarla altını çiziyor.

Gayrı safi yurtiçi hasılayı temel gösterge alan büyüme ekonomisini ve büyüme ideolojisini eleştirince ortama bir şaşkınlık hâkim olur. Birçok iktisatçı ve siyasetçi için büyüme ekonomisinin eleştirisi cahiliye döneminin bir kalıntısıdır. Sürekli büyüme amacı etrafında örgütlenmiş toplumu eleştirmenin, tarihin karanlıklarına, genel yoksullaşmaya ve herkesin herkesle savaştığı bir ortama geri dönmek olduğuna inanırlar.

İktisadi büyüme hedefine odaklanmayınca, dünyada yokluk ve sefalet ortadan nasıl kaldırılacaktır? Büyümeme fikri Güney toplumlarında ne anlama gelir? Büyümeme projesini kim destekleyecektir? İşçiler mi, karnı tok sırtı pek bir orta sınıf mı yoksa giderek sayıları azalan köylüler mi? Büyüme ekonomisini eleştirince, buna tepkiler sağdan olduğu kadar soldan da gelir.

Serge Latouche, bu kitapta ekonomik büyüme toplumundan çıkma projesiyle ilgili gerçek kaygıların ve yanlış bilgi ve kanaatlerin dökümünü yaptıktan sonra, bu konuda ortalıkta dolaşan hayal mahsulü endişelere son verecek, belgelere dayanan güçlü yanıtlar getiriyor. Hayır, "küçülme" sıfır büyüme demek değildir? Ne taş devrine dönüşü hedefler ne de bizi cemaatçi ve ataerkil bir düzene götürür. Hayır, "küçülme" ne teknoloji düşmanıdır ne de herkesi işsizler ordusuna katmanın aracıdır.

Serge Latouche "küçülme stratejisi"ni kanaatkâr bolluk toplumu olarak tanımlıyor. Önümüzde bir gereklilik olarak duran iktisadi ve siyasal dönüşümü, enerji kullanımıyla ilgili değişimi gerçekleştirecek bir toplum projesi üzerine düşünmeye davet ediyor.

Ale'l-ıtlak Baldırı Çıplak

İletişim Yayınları, daha önce futbol tarihimizi ayrıntılı bir şekilde inceleyen eserlerini yayımladığı Mehmet Yüce'nin bu kez Ale'l-ıtlak Baldırı Çıplak'ını okurla buluşturuyor. Yüce, Osmanlı'nın son yıllarında öne çıkan "futbolcu" figürlerinin hikâyelerini tüm canlılığıyla anlatırken, aynı zamanda modernleşme serüvenine bugüne kadar üzerinde pek durulmamış bir pencereden, futbol üzerinden bakıyor.

"Futbolist". 19. yüzyılın sonlarında Türkiye'de ilk futbol oynamaya başlayanlara, dönemin neşriyatında böyle denirmiş! Mehmet Yüce'nin dönemin basınını tarayarak yaptığı çalışma, Osmanlı'nın son on yıllarındaki öncü "idmancı" ve "futbolist"lerin portrelerini çiziyor. İngiliz öncülerden ve ilk Osmanlı "futbolisti" Osman Efendi, Mehmet Ali Fetgeri, Ahmed Robenson, Galip Hasnun, Refik Osman, Zeki Rıza, "Bombacı" Bekir, "Arslan" Nihat gibi nispeten bilinen adlardan unutulmuşlara, elli portre. Spor tarihimiz yanında, gündelik hayattaki modernleşmenin şimdiye kadar pek bakılmamış bir cephesine bakan, bedenle ve "hareket"le ilişkinin dönüşümüne ışık tutan lezzetli bir kitap.

"Memleketimizde spor tarihi konusunda çıkan kitaplar incelendiğinde özellikle kadim dönemlerin geçiştirildiği veya özet halinde verildiği görülür. (…) Umumiyetle birbirinden kopyalanan bu ilk devir için bazı yazarlar… 'Fenerbahçe'nin ilk futbol maçı buydu, ilk hokey müsabakası burada oynandı,' veya 'İlk tenisçimiz budur,'gibi tahminlerini etrafa yaymaktan geri durmazlar. Benim maksadım, bu şehir efsanelerinin, muhtemelen iyi niyetle yazılmış hikâyeler gibi görünseler de gerçekten efsâne olduklarını göstermek ve işin doğrusunu spor tarihi araştırmacıları ve meraklılar için bulup çıkartmaktı." Mehmet Yüce

Doksan Üç

İletişim Yayınları, Victor Hugo'nun son romanı Doksan Üç'ü edebiyatseverlerle buluşturuyor. Doksan Üç'te Hugo, Fransız İhtilâli'nin ardından yaşanan siyasi olayları, değişen hayatları anlatırken, Fransız İhtilâli'nin eleştirildiği bir çağda ihtilâlden yana bir tavır da sergiliyor. Önsöz-sonsöz, yazar ve dönem kronolojisiyle zenginleşen bu başyapıtı, Alev Er'in titiz çevirisinden okuyacaksınız. Sürükleyici, sarsıcı ve unutulmaz bir başucu kitabı…

Victor Hugo'nun son romanı olan Doksan Üç, Fransız İhtilâli'ni izleyen çalkantılı yıllara ilişkin belgesel niteliğinde bir başyapıt.

Paris Komünü'yle Fransa'yı saran isyan dalgasının hemen ardından 1874'te yayımladığı Doksan Üç'te Hugo, Fransız İhtilâli'ne yönelik karşı-devrimci tepkilerin neredeyse iç savaş boyutuna ulaştığı bir tarihsel dönemeci ele alır. Üç bölümde sunulan tarihsel olaylar karakterlerin yazgısıyla iç içe geçerken kişisel görünenin tarihsel, tarihsel görünenin ise kişisel olduğu bir gerçeklik boyutu romanın merkezine yerleşir. Hugo'nun romancılık kariyerinin zirve noktasını teşkil eden Doksan Üç, İhtilâl'in altüst ettiği hayatlara, tarihin hızlanan temposuyla birlikte değişen koşullara ilişkin unutulmaz bir anlatı.

"Doksan Üç, romantik tarihsel romanın son yankılarından biridir. Fransız İhtilâli'ni eleştirmenin moda olduğu bir zamanda Hugo, ihtilâli yüceltir." Georg Lukács

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS