Salah Birsel'in nüktedanlığından nasibini alanlar Hacivat Günlüğü'nde

  1. Kültür Sanat
  2. Kitap
Salah Birsel'in nüktedanlığından nasibini alanlar Hacivat Günlüğü'nde
Salah Birsel'in nüktedanlığından nasibini alanlar Hacivat Günlüğü'nde

Salah Birsel'in nüktedan kaleminden nasibini alan pek çok yazar, şair ve sanatçıyı bir araya getiren 1949-1956 ve 1972-1975 yıllarında tutulan notları Hacivat Günlüğü'nde okurla buluştu.

Sel Yayıncılık Salâh Birsel’in "Hacivat Günlüğü"nün yanı sıra; Kâmil Erdem'in "Bir Kırık Segâh", Alain Badiou'nun "Beckett, Tükenmeyen Arzu", Dadacılık akımının kurucularından Tristan Tzara'nın "Dada Manifestoları & Diğer Metinler", Alexandra Ahouandjinou'nun "Hayatta Kalmak için Küçük Felsefe Seti" ve Raymond Williams'ın "Modernizmin Siyaseti" kitaplarını okurla buluşturdu.

Hacivat Günlüğü

Türkçenin gözbebeği Salâh Birsel’in düşüncelerini anbean kaydettiği gerçek bir edebiyat tefrikası olan Hacivat Günlüğü sıradan bir günce değil, yazının dehlizlerine açılan bir kapıdır. Günlüğünü bir deneme ustasının gayreti ve titizliğiyle tutan Birsel, bu türün edebi sınırlarını genişleterek bir ilke imza atmıştır.

1949-1956 ve 1972-1975 yıllarında tutulan notları kapsayan Hacivat Günlüğü, Birsel’in nüktedan kaleminden nasibini alan pek çok yazar, şair ve sanatçıyı bir araya getiriyor. Kimisi Birsel’in sevgi dolu övgüleriyle karşılaşırken kimisi ise eleştiri oklarının hedefi oluyor. Yeri geldiğinde kendisini de aynı oklara hedef ya da siper etmekten geri kalmayan Birsel eleştiri, deneme ve günlük türleri arasında mekik dokurken edebiyat tarihine emsalsiz bir katkı sunuyor.

Sel Yayıncılık, Salâh Birsel’in denemeleri kadar yoğun, şiirleri kadar kısa ve vurucu günlüklerinin tamamını okurlarıyla buluşturacak.

Salâh Birsel: 1919’da doğdu. İlk şiiri 1937’de Gündüz dergisinde çıktı. Günlüklerini 1950’de Beş Sanat dergisinde yayınlamaya başladı. Türk şiirinde özgün bir yer edinen Birsel daha çok aklın ve zekânın egemenliğini ön planda tutan, şairanelikten uzak, yergici şiirlere ağırlık verdi. Asıl ününü 1970’ten sonra yayınladığı 1001 Gece Denemeleri ve Salâh Bey Tarihi olarak adlandırdığı dizi kitapları ve günlükleriyle elde etti. Şair ve deneme yazarı Salâh Birsel 1999’da vefat etti. Salâh Birsel’in Sel Yayıncılık'tan yayınlanan kitapları:

1001 Gece Denemeleri: Amerikalı Tolstoy, Gandhi ya da Hint Kirazının Gölgesinde, Hafiyeler Önde Gider, Kurutulmuş Felsefe Bahçesi, Nezleli Karga, Paf ve Puf, Şiir ve Cinayet, Şişedeki Zenci, Yapıştırma Bıyık; Salâh Bey Tarihi: Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu, Boğaziçi Şıngır Mıngır, İstanbul-Paris, Kahveler Kitabı, Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi; Roman: Dört Köşeli Üçgen; Şiir: Köçekçeler (Bütün Şiirleri). Bunların yanı sıra şair dostu anısına hazırladığı Rüştü Onur (Şiirleri - Mektupları - Ardından Yazılanlar) kitabı da Sel Yayınclıık tarafından yayınlandı.

Bir Kırık Segâh

İlk kitabı Şu Yağmur Bir Yağsa ile hem okurun hem de edebiyat çevrelerinin beğenisini kazanan Kâmil Erdem, Bir Kırık Segâh’ta da iz bırakan anların, gün yüzüne çıkmamış ruh hallerinin üstündeki perdeyi ustalıkla kaldırıyor. Nesneleri yalayan karanlığı, kalpten dudaklara bir türlü ulaşamayan sırları, hafızanın bastırılamayan seslerini betimlerken, sükûnetine gömülerek sıkıntılarını bir duvar misali ören insanları kendine has o derinlikli üslubuyla aktarırken belleklerde yer ediniyor.

Gündelik hayatın nobranlığına karşı nahif ama güçlü bir başkaldırıya kulak kabartıyoruz bir kez daha. Her şeye rağmen gülümsemeyi elden bırakmayan bir umutla…

Kâmil Erdem: 1945’te Erzurum’da doğdu, Erzurum Lisesi’ni bitirdi. Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin Edebiyat ve Rus Dili ve Edebiyatı bölümlerinde okudu. 80’ sonrasında Tan Seçki’sinde ve Morköpük’te öyküleri yayınlandı. İlk öykü kitabı Şu Yağmur Bir Yağsa (2016) okurlar ve eleştirmenler tarafından beğeniyle karşılandı. Datça’nın bir köyünde yaşamaktadır.

Beckett, Tükenmeyen Arzu

Samuel Beckett yazınına dair geleneksel algı ve çıkarsamalara karşı entelektüel bir meydan okuma niteliği taşıyan Beckett, Tükenmeyen Arzu, Alain Badiou’nun Beckett hakkında kaleme aldığı denemelerin eksiksiz bir derlemesi niteliğinde.

Kalıplara sıkıştırılmış Beckett okumalarını reddeden Badiou, onun üzerine yapışan “umutsuzluğun, saçmanın ve karamsarlığın varoluşçu yazarı” imajını yıkmanın yolunu açıyor. Yöntem olarak satırlardaki “örtük şiir”in prozodisini ve metinlerin temalarını izleyerek Beckett’in ılımlı, ölçülü, hassas fakat cesur çıkarımlarına ulaşmaya çalışıyor. Badiou tam da bu çıkarımlara dayanarak Beckett’in eserlerinin felsefenin ta kendisi olduğunu ileri sürüyor.

Kırk yıllık çalışmasının meyvelerini okurlarıyla buluşturan Badiou’dan dünya edebiyatının usta kalemine alternatif bir yaklaşım…

Alain Badiou: 1937 doğumlu felsefeci, romancı ve oyun yazarı. Paris’teki Uluslararası Felsefe Okulu’nda ve École Normale Supérieure’de dersler vermektedir. Akademik kariyerinin yanı sıra siyasal alandaki militan kişiliğiyle de tanınır. Uzun bir süre Fransız Genç Komünistler Birliği’nin önde gelen üyelerinden biri olan Badiou, komünizmi günümüz koşullarında savunmakta ve gerek göçmen işçilerle ilgili gerekse uluslararası plandaki mücadelelerde aktivist bir düşünür olarak yer almaktadır. Birçok roman, oyun ve deneme kaleme almış olan Alain Badiou’nün Türkçeye çevrilmiş pek çok eseri bulunmaktadır. Yüzyıl (çev. Işık Ergüden, 2011) ve Gerçek Yaşam (çev. Işık Ergüden, 2017) Sel Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır.

Dada Manifestoları & Diğer Metinler

Yirminci yüzyılın ilk avangard sanat hareketlerinden biri olan Dada akımının, kurumsallığa, konformizmin her çeşidine reddiye niteliği taşıyan, burjuva düzenin her alanına dönük radikal bir yıkıcılık ve mücadele azmi içeren bu oyunbaz manifestoları aynı zamanda büyük bir sevinç ve coşkunun da taşıyıcısıydı.

Dayatılan tüm kuralları reddederken “hayat”ı savunan ve yepyeni bir şiirsel deneyimi yaşam deneyimiyle, öfke ve kahkahanın buluşmasıyla harmanlayan,
anlam ve mantık kurallarını hiçe sayarak sanatı zincirlerinden kurtarıp bir şenlik alanına dönüştüren bu kısa ömürlü avangard hareket çağın tükenmişliğini
absürdle ifşa ediyor.

I. Dünya Savaşı yıllarında, ilk büyük insan kıyımının ve burjuva dünyanın ilk büyük çöküşünün ortasında kamuoyunu şaşırtıp sarsmayı, böylece kitlesel bir farkındalık yaratmayı amaçlayan Dada Manifestoları, Francis Picabia’nın çizimleri ve Türkçeye ilk kez çevrilen Diğer Metinler (Lampisteries) ile birlikte, okunduğu salonların yankısını taşıyor.

Tristan Tzara, (1896-1963): Romen asıllı Fransız şair, yazar, Dadacılık akımının kurucularından. Tamamen rastlantılara dayalı ve geleneksel yazın kurallarının dışında bir edebiyat anlayışı geliştiren Tzara, şiirlerini gazeteden kesilen sözcükleri bir şapkada karıştırıp rastgele çekerek oluşturmuştur. 1921’de Paris’e yerleşen Tzara, André Breton, Philippe Soupault, Louis Aragon ve Paul Eluard gibi şair ve yazarlarla birlikte, dilin yapısında ve kullanımında değişiklikler yaparak ve çarpıcı denemelerde bulunarak kamuoyunu ve sanat çevrelerini sarsmıştır. Dil ve estetik kurallarını, mantık dizgelerini hiçe sayarak, I. Dünya Savaşı’nın yarattığı umutsuzluktan, boğuntu ve dengesizlikten, burjuva değerleri karşısında duyulan tiksintiden kaynaklanan, güvensizlik ve umutsuzluk içeren yıkıcı, protest bir hareket yaratmıştır. 1937’de Fransız Komünist Partisi’ne katılan ve II. Dünya Savaşı’nda Fransız direnişçileri arasında yer alan Tzara, fazla uzun ömürlü olmayan Dadacılığın ardından şiirlerini gerçeküstücülüğe yakın bir tarzda yazmış, gerçeküstücülükle komünizmi bağdaştırmaya çalışmıştır. Metindeki çizimlerin yaratıcısı Francis-Marie Martinez de Picabia (1879-1953) ise Dadacı, ardından gerçeküstücü harekete yakın ressam, desinatör ve yazardır. Sonradan Görme İsa (çev. Alper Turan) isimli kitabı da Sel Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır.

Hayatta Kalmak için Küçük Felsefe Seti

Gündelik Hayatın Saldırılarına Karşı Koymak Bir tokat yediğinizde, bir toplantıda sürekli sözünüz kesildiğinde, yolda biri bakışlarıyla sizi soyduğunda, market kasası kuyruğunda birisi önünüze geçtiğinde, işyerinde her şey üzerinize yığıldığında, günah keçisi ilan edildiğinizde, cinsiyetçi ya da ırkçı “şakalar”a maruz kaldığınızda, kendinizi psikolojik baskı altında hissettiğinizde nasıl davranmanız gerektiğini bilemiyorsanız, kişiliğinizi, benliğinizi korumak ile insan haysiyetini ve onurunu savunmak arasındaki ince çizgide öfke ile kabulleniş arasındaki sınırlarda gidip geliyorsanız, bu kitap çok işinize yarayacak.

Fransa’da kung-fu şampiyonu olmuş, özsavunma hocası Alexandra Ahouandjinou, Aristoteles, Locke, Spinoza, Hobbes, Kant, Sartre gibi filozofların düşünceleriyle özsavunmanın ilkelerini kaynaştırıyor.

Gündelik hayatı zehir eden irili ufaklı saldırganlıkları filozof bir kadının, üstelik de bir özsavunma hocasının pratik bilgeliğiyle tanımak, anlamak ve kendini
savunmak, hayatımıza sahip çıkabilmek için bir kılavuz...

Alexandra Ahouandjinou: Sorbonne’da felsefe doktorası yapmıştır. Kravmaga ve Kung-fu gibi dövüş sporlarında uzmanlaşmış bir özsavunma hocası ve bilişim mühendisidir. Bu eserin yanı sıra Phénomène, Être, Phénoménalité adlı bir kitabı daha bulunmaktadır.

Modernizmin Siyaseti

Modern olanın ötesine geçen ama postmodernizmin “yeni konformizm” tuzağına düşmeyen bir kültürel analiz nasıl geliştirilebilir? Kültürel teorinin önde gelen isimlerinden Williams, Modernizmin Siyaseti’nde bu soruya cevap ararken devrimci sosyalist siyaset ile avangard sanat arasındaki karmaşık ilişki üzerine yoğunlaşıyor.

Modernist projenin zayıflıklarını ve güçlü yönlerini ele alarak, tartışmanın çerçevesini edebiyat, sinema, tiyatro ve medyayı kapsayacak şekilde genişletirken, sanat tekniklerinin biçimsel analiziyle yetinmeyerek, kültürel ifadelerin tek tek toplumsal oluşumlarda nasıl temellendiğini araştırıyor.
Williams’ın bu son teorik müdahalesi, düşünürün kültür ve toplum üzerine düşünenlere bıraktığı büyük mirasın en kıymetli parçası kabul edilebilir.

Raymond Williams, (1921-1988): Galler doğumlu yazar, romancı, eleştirmen ve akademisyen. Cambridge Üniversitesi Trinity College’da öğrenim gördü, 1961 yılından itibaren Cambridge Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı dersleri verdi ve 1974 yılında aynı üniversitede tiyatro profesörü oldu. New Left hareketinin etkili temsilcilerinden olan Williams, politika, kültür, kitle iletişimi ve edebiyat alanında yazdıklarıyla ve Marksist teoriye katkılarıyla tanınıyor. Kültürel Çalışmalar alanının önemli yazarlarından olan Williams, Kültürel Materyalizm yaklaşımının da kurucusu olarak biliniyor. Başlıca eserleri arasında, Culture and Society (1958), The Long Revolution (1961), Modern Tragedy (1966), The Country and the City (1973), Keywords (1976), Marxism and Literature (1977), Problems in Materialism and Culture (1980) vardır. Türkçeye çevrilen bazı eserleri: Anahtar Sözcükler (çev. Savaş Kılıç, İletişim, 2011), Marksizm ve Edebiyat (çev. Esen Tarım, Adam, 1990).

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS