Geç yaşta anne ve baba olmak çocukta lösemi riskini artırıyor

Geç yaşta anne ve baba olmak çocukta lösemi riskini artırıyor

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Gülen, "Toplum geliştikçe, kariyer imkanları geliştikçe insanların evlenme ve çocuk sahibi olma yaşı ileriye doğru kayıyor; bu önemli bir risk faktörü, gebeliğin de riskli hale gelmesini artıran faktörlerden. Bizim tarafımızdan bakarsak lösemi ve kanser riski artacaktır" dedi.

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği'nce, 'Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü' nedeniyle 'hamilelik dönemindeki koşullar ve beslenmenin çocukluk çağında lösemiye etkisi' konulu basın toplantısı düzenlendi. Dernek Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Gülen, kanserin genetik bir hastalık olduğunu; ancak tek başına ortaya çıkması için başka faktörlerin de etkisi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Hüseyin Gülen, akraba evlilikleri ve anne ve babanın ileri yaşlarda çocuk sahibi olmasının da kanseri etkilediğini kaydederek, şöyle dedi:


"Genetik hastalıklar sadece kanser için değil birçok genetik hastalığımız var ülkemizde. Bunun da en büyük sebebi yüzde 21'lere varan akraba evliliği, akraba evliliklerinde kanser riski oldukça yüksek. Riski artıran faktörlerden birisi de yaş. Yaşın ilerlemesiyle çocukluk kanserlerine nasıl bir yaklaşım gelir? Anne baba yaşının ileriye kalması doğacak çocuklar açısından kanser riskini artıran bir faktör. Önceden annenin yaşı hep suçlanırdı; ama babanın yaşının da ileride olması çocuk da lösemi riskini artıran önemli bir faktör. Toplum geliştikçe, kariyer imkanları geliştikçe insanların evlenme ve çocuk sahibi olma yaşı ileriye doğru kayıyor; bu önemli bir risk faktörü, gebeliğin de riskli hale gelmesini artıran faktörlerden. Bizim tarafımızdan bakarsak lösemi ve kanser riski artacaktır. Hem anne hem baba için 35 yaş üzeri risklidir."


Gebelikte kanseri etkileyen faktörler


Dernek Başkanı Prof. Dr. Namık Yaşar Özbek de dünyada yılda 300 bin çocuğa kanser tanısı konulduğunu belirterek Türkiye'de ise bu sayının 3 bin olduğunu, her yıl sayının arttığını söyledi. Prof. Dr. Özbek, çocuk ölümlerinde kanserin iki ya da üçüncü sırada yer aldığını bildirerek "Bir ülke ne kadar sosyoekonomik olarak iyileşirse kanserden ölümler o kadar artıyor. Ekonomik durumu kötü olan ülkelerde ise enfeksiyonlar daha ön sırada yer alıyor. Çocuklarda en yaygın görülen kanser türü lösemi. Gebelik döneminde tütsülenmiş, işlenmiş ve kızarmış yiyeceklerin kullanımı, diyet bileşenleri ve pişirme yöntemleri salam, sucuk gibi yiyecekler çocuklarda kanser gelişimini artırabiliyor. Gebelik sürecinde B12 ve B6 gibi vitaminlerin eksikliği de problem yaratıyor" dedi.


Prof. Dr. Özbek, araştırmalarda gebelik süresinde yeterli sebze ve meyve tüketmeyen annelerin çocuklarında löseminin daha sık gözlendiğini anlatarak "Havuç ve kantalup kavunu tüketen annelerin bebeklerinde löseminin daha az görüldüğü söyleniyor. Kantalup günlük yaşamımızda çok kullanmıyoruz; ama Niğde yöresinde oldukça ihracatı yapılıyor. Antioksidan özelliğe sahip olan karoten maddelerini içeriyor bunlar. Bunları fazla tüketen annelerin bebeklerinde lösemi daha az görülüyor. Çocukların emzirilmesi anne sütüyle beslenmesinin büyük önemini vurguluyoruz. Çünkü anneler çocuklarını anne sütüyle besleyecek olurlarsa hem kendilerinde bir takım kanser oluşumu daha az oluyor hem de çocuklarında lösemi daha az görülüyor. Ev kimyasalları, tarım ilaçlarından uzak durmak gerekiyor. Aşılama da kanser riskini azaltıyor" diye konuştu.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS