Körlük nedenleri arasında ikinci sırada

Körlük nedenleri arasında ikinci sırada

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Jülide Canan Umurhan Akkan, "Glokom, körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor" uyarısında bulundu.

Dünyada 70 milyona yakın glokom hastası olduğunu ve bunların yarısının hastalığından habersiz olduğunu söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Jülide Canan Umurhan Akkan, “Glokom, körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor” uyarısında bulundu.


8-12 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Jülide Canan Umurhan Akkan, “Dünyada 70 milyona yakın glokom hastası var ve bunların yarısı hastalığından habersiz. Özellikle kırklı yaşlardan sonra ortaya çıkan ve sinsice ilerleyerek hiçbir belirti vermeyen Glokom, körlük nedenleri arasında da ikinci sırada yer alıyor. Hastaların yüzde 10’u tedaviye başladığında maalesef geç kalınmış oluyor ve kalıcı görme kaybı gelişiyor” diye konuştu.


Her göz tansiyonu yüksekliği Glokom demek değildir!


“Göz tansiyonunun yüksek olması glokom olma olasılığını yükseltir ama nedeni değildir” diyen Doç. Dr. Jülide Canan Umurhan Akkan, “Her göz tansiyonu yüksekliğinin tedavi edilmesi gerekmez, sadece glokomlu hastalar tedavi edilir. Glokom hastalığı hayat boyu tedavi gerektiren bir hastalık olduğundan gerekli testler yapılmadan tanı kesinleştirilmemelidir” dedi.


Glokomun ciddiye alınması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Jülide Canan Umurhan Akkan, “Ne yazık ki kaybedilen görme ve görme alanı hiçbir şekilde tekrar geri kazanılamaz. Sadece kalan görmeyi, görme alanını ve gözün şeklini korumak mümkün olabilmektedir. Ya da varsa göz ağrılarının geçmesi için ömür boyu tedavi edilebilirler. Yeni doğanlarda acil cerrahi tedavi ve ek damlalar; erişkinlerde ise öncelikle damlalar, yeterli olmazsa lazer veya cerrahi tedavi gerekir” açıklamasını yaptı.


Vücut tansiyonu, göz tansiyonu ve glokom riskini artırıyor


Doç. Dr. Jülide Canan Umurhan Akkan, “Her yaş grubunda görülebilen glokom; optik sinirin, yani görüntüleri gözden beyine taşıyan sinirin bir hastalığıdır. Teşhis edilmemiş kronik (müzmin) tipte glokomu olan çoğu insan, hastalığının ileri evrelerine kadar hiçbir rahatsızlık hissetmeyebilir. Kişide görme azalması fark edildiğinde, hastalık çok ileri aşamaya gelmiş olabilir. Uygun tedavi edilmediği takdirde körlük, hastalığın kaçınılmaz sonudur. Günümüzde yıllık periyotlarla göz muayenesi yaptırarak erken teşhis ve tedavi ile glokomdan korunmak mümkün” dedi ve risk grubunda yer alanlar ile ilgili bilgi verdi:


“45 yaşının üzerinde olanlar, ailesinde glokomlu yakınları bulunanlar, şeker hastaları, yüksek numara gözlük takanlar (aşırı miyop ve hipermetroplar), gözüne darbe alanlar, uzun süre kortizon kullananlar, vücut tansiyonu yüksek olanlar veya aşırı düşük olanlar, gece hipertansiyon ilacı kullananlar, gözlerinin saydam tabakası (kornea) ince olanlar risk grubunda yer alıyor. Özellikle birinci derece akrabalarına glokom teşhisi konulanlarda risk 6 kat artıyor.”


Testlerle belirleniyor


Doç. Dr. Jülide Canan Umurhan Akkan, “Düzenli ve tam kapsamlı yaptırdığınız bir göz muayenesinde fark edilen şüpheli göz içi basıncı yüksekliği ya da görme siniri değişikliği durumunda, daha detaylı tetkikler yapılır. Gözün saydam tabakasının kalınlığı da (kornea) göz tansiyonu ölçümlerinde hesaba katılmaktadır. Kritik olan görme siniri, muayenede görülmekle birlikte, görme sinirinin başı ve bunu oluşturan sinir lifi tabakası, Optik Koherens Tomografi (OKT) gibi objektif bilgisayar destekli yöntemlerle değerlendirilebilmektedir. Görme alanı testi de sübjektif yardımcı bir yöntemdir” diyerek sözlerini sonlandırdı.


 


 


 


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS