Küresel İklim Forumu, Boğaziçi Üniversitesi'nde başladı

Küresel İklim Forumu, Boğaziçi Üniversitesi'nde başladı

Antalya'da sürdürülebilir kalkınma hedeflerini görüşmek üzere G20 ülkelerinin liderlerinin bir araya gelmesinin öncesinde İstanbul'da İklim Forumu gerçekleşiyor. G20 hükümetlerini ve küresel şirketleri, yaşanan iklim değişikliği krizi, eşitsizlik ve adaletsizliğin başlıca sorumlusu gören dünyanın dört bir yanından ekoloji hareketleri; iklim değişikliğinin ekolojik kriz, kuraklık, gıda krizi, enerji endüstrisi, savaş, militarizm, göçler, adalet gibi konularla ilişkisi ve toplumsal etkilerini ele alıyor. Ayrıca G20 ülkelerinin rolü de sorgulanıyor. Öte yandan dün yapılan konferansta da BM'de kabul edilen 17 sürdürülebilir kalkınma hedefi masaya yatırıldı; Prof. Jeffrey Sachs, dünyanın "sürdürülebilir kalkınma çağına girdiğini" söyledi.

Antalya'da gerçekleşecek G20 toplantıları ve Paris'te yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP21 Zirvesi) öncesinde İklim Forumu, Boğaziçi Üniversitesi'nin ev sahipliğinde İklim İçin inisiyatifinin organizasyonunda bugün başladı. Forumun öncesinde dün de Boğaziçi Üniversitesi'nin düzenlediği bir konferansta küresel sürdürülebilir kalkınma hedefleri ele alındı. 


Forumu organize eden İklim İçin inisiyatifi, bugün başlayan ve iki gün sürecek olan İklim Forumu'na çağrıyı, "Halklardan korkarak güvenlikli bir salonda toplanan 20 kişinin sözüne terk etmeye karşı çıkıyoruz" diyerek, kadınlar, gençler, çocuklar, LGBTi’ler, meslek grupları, sivil toplum örgütleri, sendikalar, sivil toplum örgütleri, sosyal ve siyasi hareketler, sanatçılar, basın emekçileri, akademisyenler, aktivistler, çevre direnişçileri olarak yaptı.


Son 10 yılın en soğuk kışı geliyor


Boğaziçi Üniversitesi'nin Garanti Kültür Merkezi’ndeki beş salonda eşzamanlı olarak gerçekleştirilen forum, dünya sosyal forum hareketlerinin ilkeleriyle düzenleniyor. İklim Forumu, katılımcı grupların, kurumlar, örgütler ve girişimlerin tek başlarına ya da başka gruplarla ortaklaşa düzenledikleri oturumlarla sürüyor. İklim İçin'in herkese açık bir sekreterya çalışmasıyla organizasyonunu yaptığı forum kapsamında kırka yakın oturum gerçekleştiriliyor. 


Antalya'da 'kar maskeli kişiler' alarmı


Sorumlu G20 ülkelerinin hükümetleri ve küresel şirketler


İklim Forumu'nun G20 ülkelerinin tutumlarının yarattığı ekolojik tahribata karşı ağır eleştirileri var. Forum çerçevesinde itiraz ve önerilerini dile getirecek küresel ekolojik ağlar, G20 ülkelerini ve iç içe oldukları küresel şirketleri, yaşanan eşitsizlik ve adaletsizliklerin bir numaralı sorumlusu olarak görüyor. Çünkü bu ülkeler, iklim değişikliğine neden olan sera gazı salımlarının yüzde 80'inden sorumlu. İklim İçin, ekonomik kalkınmayı önceleyen bu ülkelerin hükümetlerini, ekonomik büyüme uğruna fosil yakıtların daha fazla tüketilmesine yönelerek doğayı ve yaşam alanlarını tahrip etmekle ve yatırım uğruna herkese ait olan müştereklere el koymakla eleştiriyor. İklim değişikliği nedeniyle Pasifik’teki ada ülkelerinin sular altında kalması, Asya’dan Amerika’ya kadar pek çok ülkenin tayfunlar ve kasırgalar tarafından vurulması, Türkiye gibi Akdeniz ülkeleri ve başta Afrika dünyayı kasıp kavuran sıcak dalgaları ve kuraklığı sıralayınca, insanlığın nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğu somutlaşıyor. Halkların ve tüm canlıların yaşam hakkını tehdit eden bu sonuçların susuzluk ve gıdaya erişimle ilgili yarattığı etkiler de dünyada açlık ve yoksulluğun, artan hastalık ve iklim göçlerinin nedeni.



"Eğer biz dur demezsek yok etmeye devam edecekler"


Antalya'da toplanacak G20 ülkelerinin liderlerini hedef alan forumun organizatörü İklim İçin, şu uyarılarda bulunuyor: "Onlar, bütün bu ağır krizleri görmezden gelecekler. Bize, halklara sormadan, bizim geleceğimize dair, kendi çıkarları doğrultusunda kararlar alacaklar. Kalkınma politikaları adına sınırlı bir dünyada sınırsız ekonomik büyümeyi hedeflemeye devam edecekler. Yoksulların, işçilerin, çiftçilerin, kadınların, çocukların, gençlerin, LGBTİ’lerin, Pasifik adalarında yaşayanların, yerli halkların, göçmenlerin ve toplumun en kırılgan kesimlerinin hayatlarını yok sayacaklar. Eğer biz dur demezsek, eşitsizlik üzerine kurdukları sistem doğayı, insan emeğini, canlıları, havayı, suyu, toprağı sömürüp yok etmeye devam edecek.


Antalya'da G-20 yasakları


"Mega projeler, kentsel dönüşüm, dev binalar, kirli hava, iş cinayeti, düşük ücretler, mobbing..."


İklim değişikliğine neden olan sistemin ürünü olan bütün diğer sorunlar; kentlerdeki fosil yakıt bağımlısı, tüketime odaklanmış yaşam biçimi, yıkıcı 'mega projeler', kentsel dönüşümler, birbiri ardına dikilen dev binalar, trafikte geçirdiğimiz saatler, soluduğumuz kirli hava, güvencesiz işler ve iş cinayetleri, hayatımızı sürdürmemize yetmeyen düşük ücretler, işyerlerinde mobbing, cinsiyet eşitsizlikleri, ayrımcılıklar hayatımızı kâbusa çeviriyor.


Gıda Krizi: Tarım, ekoloji ve egemenlik


Kırsal bölgelerde derelerimizi kurutan HES’ler, suyumuzu ve toprağımızı zehirleyen madenler, havamızı zehirleyen termik santraller, kimyasal zehirlerle dolu kötü tarım ve hayvancılık uygulamaları, yok edilen tarım arazileri, tarlada kalan ürünler, iklim değişikliğine bağlı zamansız yağışlar, dolular, seller, hortumlar, ormanların, sulak alanların, canlı türlerin ortadan kalkması, dünyayı üzerinde yaşamanın giderek zorlaştığı bir gezegen haline getiriyor.


Sayılarla G20 ülkeleri


Oysa içine binip kaçabileceğimiz, yaşamımızı yeniden kurma imkânı sağlayacak bir Nuh’un gemisi yok. Kurtuluşu sadece bizler, hep birlikte mücadele ederek, yeni bir sistem inşa ederek başarabiliriz." 



Türkiye'ye eleştiri ve çağrı


Forumun açılışında 350.org’un kurucularından Bill McKibben, Uluslararası Oil Change’den Stephan Kretzmann ve BM Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Jeffrey Sachs konuştu. Türkiye'nin enerji politikalarının eleştirildiği konuşmalarda bir an önce yenilenebilir enerjiye yönelinmesi çağrısı yapıldı.


Bill McKibben, konuşmasında, “Türkiye Avrupa ve Asya arasında ancak etrafında yenilenebilir enerjiye dair olan gelişmeleri umursamıyor" diyerek Suriye'de ve bölgede yaşanan kuraklığı hatırlattı ve şunları söyledi: “Dünya artık iklim değişikliğinin etkilerini anladı. ABD de kömürü azaltmaya başladı, Avusturalya'da kömür santrali engellendi, Polonya, Almanya, Endonezeya da aynı durumda. Ancak Türkiye kendine en beter adımı seçiyor. Oysa güneş enerjisinin maliyeti yüzde 80 düştü. Oysa kömürün maliyeti çocukların ciğer hastalıklarına sahip olmasıdır. Türkiye 19 ve 20. yüzyıl sistemini devam ettirmek yerine yerine yenilenebilir enerjiye yönelmeli.”


Stephan Kretzmann ise, G20 ülkelerinin, kamunun 450 milyar dolarını dünyanın en zengin petrol ve kömür şirketlerine aktardığına işaret ederek, "Hem sağlığımızı, hem toprağı hem de suyu kaybediyoruz” dedi.


Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Jeffrey Sachs da Paris İklim Zirvesi’nin dünya için iklim değişliğine karşı harekete geçmek için son şans olduğunu söyledi. Sachs, "İklim değişikiğine karşı mücadelede zaten çok geç kaldık, çok vakit kaybettik. Bu bizim son şansımız. İki derece sıcaklığın altında kalmak için hemen dekarbonizasyona yani karbonsuzlaşmaya geçmek gerekiyor" diye konuştu.


Siyasetçiler iklim politikalarını konuşacak


Avrupa Yeşil Vakfı (GEF) tarafından Yeşil Düşünce Derneği'nin desteği ile düzenlenecek İklim Politikaları oturumunda da Avrupa’dan ve Türkiye’den siyasetçiler doğadan, insandan ve emekten yana alternatif politikaları tartışacaklar. Yeşil Düşünce Derneği Başkanı Sevgi Mutlu'nun moderasyonunda gerçekleşecek oturumda Finlandiya Parlementosu Yeşiller Partisi milletvekili Ozan Yanar, HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, eski HDP milletvekili Yurdusev Özsökmenler, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve eski CHP milletvekili Melda Onur katılacak.


Sapanca'da kuraklığın önlenemez yükselişi!


Oturumlarda simultane çevirinin de yapıldığı forumda, ayrıca aktivizm atölyeleri, sanat etkinlikleri, standlar ve sosyal aktiviteler yapılıyor. Konuların geniş bir yelpazede masaya yatırılacağı İklim Forumu'nda şu başlıklar tartışılıyor:


İklim adaleti, iklim değişikliğinden en fazla zarar gören toplumsal kesimler, yerel ekoloji hareketleri, hukuk mücadeleleri, çevre ve iklim davaları, kömüre ve termik santrallara karşı mücadeleler, büyük barajlara ve HES’lere karşı mücadeleler, topraklara el koyma, hafriyatçılık ve doğa talanı, yerel ekoloji ve iklim hareketlerinin uluslararası işbirliği ve küresel direniş, nesillerarası adalet ve gelecek kuşakların hakları, iklim değişikliği, en az gelişmiş ülkeler ve küresel adalet, yoksullukla mücadelede iklim hareketlerinin rolü, gençlik mücadeleleri ve aktivizm, çocukların iklim değişikliğine cevabı, toplumsal cinsiyet, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen toplumsal kesim olarak kadınlar, kadın hareketlerinin ve ekoloji mücadelelerinin buluşması, LGBTİQ hareketi ve iklim değişikliği mücadelesi, doğa üzerinde tahakküm ve erkek egemen sistem, emek mücadelesi, neoliberal kuralsızlaştırma, özelleştirme ve güvencesiz çalışma ile iklim değişikliği ve ekolojik kriz arasındaki bağlantılar, fosil yakıt endüstrisi, kömür-petrol madenleri ve iş güvenliği, iklim dostu-yeşil işler ve istihdam, yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeler ve emek hareketi, iklim bilimi, iklim değişikliğinin yeni kanıtları, iklim bilimini herkes için anlaşılır kılmak, bilim iklim değişikliğiyle mücadele için neler öneriyor?, İklim inkarcıları ne iddia ediyor, nasıl cevap verebiliriz?, iklim değişikliğinin toplumsal etkileri, iklim değişikliği ve su kaynaklarına adil erişim, gıda üretimi, tarım ve hayvancılık iklim değişikliğini nasıl etkiliyor?,gıda üretimi, tarım ve hayvancılık iklim değişikliğinden nasıl etkileniyor?, denizler, balıkçılık ve iklim değişikliği, iklim değişikliğinin halk sağlığına etkileri,iklim değişikliğinden kaynaklanan hastalıklar, salgınlar, sağlık alanında iklim değişikliğiyle mücadele için neler yapılabilir?, savaş, militarizm ve iklim değişikliği, iklim mültecileri ve göçmenlerin sorunları, kentlerin iklim değişikliğine etkileri, iklim dostu kentler ve yerel yönetimler, iklim değişikliğinin ekolojik etkileri, iklim felaketleri ve uyum politikaları, iklim ve enerji politikaları, fosil yakıt bağımlılığı, kömür, petrol ve doğal gaz şirketleri enerji politikalarını nasıl esir alıyor? fosil yakıt teşvikleri, yanlış çözümler: nükleer enerji, karbon tutma ve depolama, temiz kömür ve geçiş yakıtı söylemleri, yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeler, enerji verimliliği ve enerji tasarrufu, iklim dostu yeni ekonomi, G20 ülkelerinin iklim değişikliğindeki rolü,G20 zirvesine iklim hareketlerinden cevaplar, iklim değişikliğinin küresel ve ulusal ekonomilere etkileri, iklim değişikliği ve ekonomik modeller,iklim değişikliği ve sosyal adalet, iklim dostu yeni teknolojiler, emisyon ticareti iklimi mi kurtarıyor, şirketleri mi?, büyüme ve kalkınmanın sorgulanması, büyümeme, küçülme, iklim değişikliğiyle mücadelenin felsefi, ahlaki ve inanç boyutları, bugünün ve geleceğin iklim hareketini kurmak.


Van'da kurulan ekoloji derneğine 'yatay örgütlenme' davası


Boğaziçi Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Konferansı


Öte yandan dün de Boğaziçi Üniversitesi'nde sürdürülebilir kalkınma gündemi ele alındı. Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Lale Akarun, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye (BM SDSN Türkiye) Liderlik Konseyi Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Üstün Ergüder, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (BM SDSN Global) Başkanı ve Columbia Üniversitesi Yeryüzü Üniversitesi Direktörü Prof. Jeffrey Sachs'ın katıldığı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Konferansı, BM Genel Kurulu’nda dünya liderleri tarafından kabul edilen, “İnsanlar, gezegen ve refah” odaklı 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi için yapılan çalışmalar ele alındı. Konferansta bunların yanısıra, Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin G20 ekonomileri için etkileri de tartışıldı.


'Suriye savaşının ana nedeni iklim değişikliği'


 17 sürdürülebilir kalkınma hedefi ve etkileri tartışılıyor


Akademi, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren konferansta, dünyanın farklı ülkelerinden Çözüm Ağı Başkanları’nın da katılımıyla gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından yapılması gerekenler ve fırsatlar değerlendirildi. Konferansın, “G20 Ülkelerinde Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin Uygulanması: Hareket Planı“ konulu tartışmanın gerçekleştiği ilk oturumunda, OECD Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mithat Rende, BM SDSN Global Başkanı Prof. Jeffrey Sachs, ve BM SDSN Global Sürdürülebilir Şehirler Tematik Grup Başkanı ve Indian Institute İnsan Yerleşimleri Direktörü Aromar Revi katıldı.


Van Gölü'nde 2 metrelik çekilme!..


"Dünya sürdürülebilir Kalkınma çağına girdi"


Görüşülen konuların, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağları aracılığı ile de dünya kamuoyu ile paylaşıldığı konferansın açılışında konuşan Prof. Jeffrey Sachs, "sürdürülebilir kalkınma" kavramının Birleşmiş Milletler (BM) için ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla üç ana eksende ilerlediğini belirterek BM’nin 25 Eylül tarihinde aldığı tarihi kararla 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’ni benimsendiğini ve böylelikle dünyanın bu tarihten itibaren "Sürdürülebilir Kalkınma Çağı"na girdiğini söyledi.


Kuraklık tarımı vurdu


2016-2030 yılları arasında uygulamaya konulması planlanan söz konusu hedefler için küresel anlamda işbirliğine ihtiyaç olduğunu söyleyen Sachs, Sürdürülebilir Kalkınma’nın ekonomik kalkınmanın yanı sıra insani, sosyal ve çevre boyutlarıyla eş zamanlı mümkün olabileceğini vurguladı. Jeffrey Sachs, aşırı yoksullukla mücadele, enerji sistemlerinin de-karbonize edilmesi, sürdürülebilir tarım, akıllı şehirler ve akıllı altyapı yatırımları, sürdürülebilir endüstriyel üretim, kaliteli sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim, mesleki yeterlilik ve işgücüne katılım ve sosyal eşitliğin güçlendirilmesi gibi konuları sürdürülebilir kalkınma adına aşılması gereken önemli problemler olarak niteledi.


Yalova'da su kesintileri devam edecek


OECD ülkeleri içinde Türkiye 33. Sırada


Ekonomik gelişmenin eğitim kalitesiyle doğrudan ilintili olduğunu belirten Jeffrey Sachs, son yıllarda Tayvan, Japonya, Vietnam gibi Güney Asya ülkelerinin eğitim kalitesinde ciddi ilerlemeler kaydettiklerini ifade ederken, öte yandan sosyal eşitsizliklerin tüm dünya ülkelerinde 1968-2010 dönemi göz önüne alındığında artmış olduğunu söyledi. Sachs, ayrıca OECD ülkelerinin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri derecelendirmesinden de söz ederek, 34 ülkenin bulunduğu listede Türkiye’nin 33. Sırada yer aldığına dikkat çekti.


Sular çekildi, tarihi Erciş Kalesi ortaya çıktı!


Konferansın açılışında konuşan Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Rektör Yardımcısı Lale Akarun ise, BÜ’nün Sürdürülebilirlik Merkezi, İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi, Enerji Politikaları Merkezi gibi araştırma merkezlerine, Sosyal Politikalar Forumu ve Barış Eğitim Merkezi gibi oluşumlara, Yeşil Kampüs hedefi kapsamında uygulamaya geçirilen Rüzgar Enerjisi Santrali gibi projelerle sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında uygulamaya geçirilen pek çok örneğe sahip olduğunu belirtti.


Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor


Prof. Dr. Üstün Ergüder ise, 2015 yılının küresel sorunlara çözümler geliştirilmesi anlamında, bu yıl G20 Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.


 


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS