Prof. Dr. Murat Ferman Prof. Dr. Murat Ferman

Trump (şimdilik) oyunda kaldı

16.02.2021 Salı | 16:15

Geride bıraktığımız hafta sonunda, Amerika Birleşik Devletleri Senatosu’nda önceki Başkan Trump’ın ikinci kez azli; 43’e karşı 57 oyla reddedilerek ilgili süreç tamamlanmış oldu. Ortaya çıkan sonuca bakarak, günün sonunda “Cumhuriyetçilerin Trump’ı kurban vermedikleri”ni söylemek, veya “Demokratların bu kez başaramadığını” iddia etmek yanlış olmaz. Bununla birlikte, geniş kapsamlı ve uzun soluklu açılım ile yansımaları da gözden uzak tutma ihtiyatsızlığına, her halde kendimizi kaptıramayız.

Altı günlük özel oturum maratonunda, Demokratların iddia sürecini emanet ettikleri isim; Jamie Raskin, anayasa hukuku alanının en saygın akademisyenlerinden birisi olup, üç yıl önce Maryland eyaletini temsilen Kongre’ye seçilmişti. Tamamı kendisi gibi hukuk formasyonu ve avukatlık ehliyetine sahip Demokrat vekillerden oluşturduğu “iddia ekibi”, aralarında kamuoyunun ilk kez izlediği görüntü ve ses kayıtlarının yer aldığı kapsamlı çok sayıda dosya ile sunumlarını gerçekleştirdiler. 6 Ocak Kongre saldırısına birlikte maruz kalan temsilcilerin, Demokratların ilgili söylemlerine tamamen kayıtsız kalabildiklerini; hiçbir surette etkilenmediklerini kimse iddia edemez. Çizilen ve ustaca delillendirilmeye çalışılan Trump tablosunun ana çizgileri olarak; “ kendi sadık başkan yardımcısını dahi tehlikeye atabilecek, ben-merkezci ve manipülatif kişilik” tonları, herhalde hafızalarda yer edecektir.

Bilhassa, Jamie Hoca’nın eski öğrencisi ve Virgin Adaları’nı temsilen Kongre’de bulunan Stacey Plaskett’in kapsamlı iddia ve sunumları ile birlikte, “mahkemede olsa; jüriyi ikna ihtimali güçlü” bir performansa imza atıldığını söylemek yanlış olmaz. Üstelik, “anayasaya aykırılık teknik argümanı” dışında hazırlıksız; çapsız ve uslüpte yetersiz Trump avukatlarının neredeyse “etkisiz eleman” konumuna düştüklerini de not etmeliyiz. O halde, sonucu nasıl okumalıyız; başarı-başarısızlık paylaşımında kimin payına ne düşmeli, defterler kapanmış mıdır?.

Genel bir yaklaşımla, Demokratların istedikleri sonuca ulaşamadıklarını; ikinci kez azletme için yeteri oyu toplamada yetersiz, kısaca başarısız kaldıklarını belirtmeliyiz. Bununla beraber, daha kapsamlı ve uzun soluklu bir kavrayış bizi; ”Biden dönemi üzerinden Trump sıkıntı ve gölgesinin kaldırılamadığı” tespitine taşıyacaktır. Aynı durum, Cumhuriyetçi Parti bakımından ve üstelik “ipotek” kapsam ve ağırlığı ile kaimdir. Nitekim, Colorado temsilcisi Diana DeGette; Cumhuriyetçilerin, ”sabık başkanı cezalandırma iştah ve intikam arzusu” suçlamalarına karşı,” cezalandırma değil; ileride tekrarını önlemeye çalışıyoruz!” yanıtı ile olayın esasına işaret ediyordu.

Trump’ın önümüzdeki dönem adaylığının önü kesilemediği gibi, Demokrat çoğunluğun tesisi bakımından kritik önem taşıyan 2022 ara seçimlerinde rahatlık sağlayacak mıntıka temizliği gerçekleştirilememiştir. Anlaşılıyor ki, Trump faktörü, oyunun içinde ve kartların arasında kalmıştır. Bazılarının; “Trump’sız Trumpizm!” beklenti ve analizlerini yeniden gözden geçirmeleri gerekecektir.

Elbette, Trump’ ın bundan sonra dikensiz gül bahçesinde yürüyeceğini söylemek mümkün değil; başta 6 Ocak olayları ile ilgili ceza davaları olmak üzere, mali temelli bir dizi hukuki süreçle uğraşmak durumunda kalacağı anlaşılıyor. Yedi tanesi hariç, tamamı red oyu kullanan Cumhuriyetçi senatörlerin vicdanlarını “anayasaya aykırılık teknik argümanı” çerçevesinde ne kadar rahatlattıkları bilinmez ama, liderleri Mitch McConnel’in şu sözler kayda değerdir: ”Artık sıradan bir vatandaş olan Başkan Trump, görevdeyken yaptığı her şeyden hala sorumludur; henüz hiçbir şeyden kurtulmuş değil!.”

Ekonomide hakim güç olma vasfını, REZERV PARA’nın sahibi olarak sürdüren Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüm gelişmeler, hiç şüphesiz herkesi ilgilendirir ve yakından takip edilmelidir.

Diğer Yazıları

Küresel ekonomide 'büyük ayrım'

Ekonomi ve eşitlik kavramları arasında; “ilk harfleri dışında ortak noktanın bulunmadığı” gerçeğini biliyor, ama her tezahüründe canımızın yeniden yanmasına engel olamıyoruz. Dünyada varolan “kaynak erişim ile dağılımındaki eşitsizlik”, zor zamanlarda “çirkin mevcudiyetini” arsızca hatırlatmaktan geri durmuyor. COVİD-19 temelli kriz konjonktürü de bu acıtıcı, ama gerçekçi tespitin dairesi içerisinde kalarak, tahribat ve bozucu etkisini sürdürüyor.

Devamını Oku 27.02.2021

Derecelendirmeciler, "şaşırmadan şöylemeye" devam ediyor

Derecelendirme Kuruluşları(Rating Agencies), global ekonomik düzenin ana kurumları olarak, senelerdir faaliyetlerini sürdürüyorlar. Tüm sıkıntı ve eleştirilere karşın varlığını sürdüren mevcut ekonomik düzen, temelde, “borçlandırma-fonlama” temelli olduğu ve sermaye piyasaları da işlevsel kaldığı müddetçe bu kurumlara ihtiyaç duyulacağı anlaşılıyor.

Devamını Oku 23.02.2021

Dolar iner, çıkar; Yatırım(lar) kalır!

Son günlerin öne çıkan ekonomi manşetinin; Amerikan Dolarının Türk Lirası karşısında değer kaybetmesi ve bu çerçevede ortaya atılan yeni kur düzeyleri olduğunu teslim etmeliyiz. Önde gelen finans kuruluşlarının farklı parite tahminleri, ortak bir duruşla, 7.00 TL. nin altındaki düzeyleri işaret ediyorlar. Nitekim, Bloomberg’in değerlendirmesine göre, Elvan ve Ağbal Kasım ayında göreve geldikten sonra, TL. nin Dolara karşı yaptığı primin %23’e ulaştığı belirtilerek, “Türk Lirasının Yukarı Yönlü Rallisi” ne dikkat çekiliyor.

Devamını Oku 19.02.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS