Afife Selen Selçuk Afife Selen Selçuk

Montessori çocuk odasına giden 10 adım

Montessori, son yıllarda ülkemizde çokça tartışılan bir eğitim sistemi. Gelen talepler sebebiyle her geçen gün daha fazla Montessori okulu açılıyor. Pek fazla bilinmeyen tarafı ise sistemin sadece okul çağındaki çocuklara değil, daha küçüklere hatta yeni doğanlara hitap eden geniş spektrumlu bir deva oluşu. Bebeğinizin ya da çocuğunuzun odasını bir Montessori eğitim alanına çevirmek için ihtiyacınız olan, bildiklerinizi unutup sadeliği kucaklamak...



Son yıllarda sık sık gündeme gelen ve tartışılan bir eğitim sistemi haline gelen Montessori yöntemi ya da Montessori pedagojisi, bireysel zekaya dayalı ve yaratıcı problem çözme becerisini teşvik eden bir sistem. Genel olarak çoğulcu eğitim sisteminde yetişmiş ana babaların kişisel kabiliyetlerini ve öz değerlerini keşfetmede yaşadıkları problemleri kendi çocuklarının yaşamaması için adeta sarıldıkları bu yöntem çocuğu kendi ayaklarının üzerinde durmaya ve bağımsız karar vermeye yönlendiren dahice bir altyapıya sahip.

Ülkemizde ancak yakın zamanda açılan okullar sayesinde tanıdık bu yöntemi. Biz yeni bir eğitim sistemi olduğunu düşünsek de yaratıcısı ve sisteme ismini veren İtalyan pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori, geçen yüzyılda yaşamış bir bilim insanı. Başka bir deyişle sistem, dünyada 100 yıldan uzun zamandır uygulanıyor. Bu durumda Montessori'nin ideal bir eğitim teorisi olmanın ötesinde, kanıtlanmış bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.

Maarif Kongresi, 1921
Montessori her şeyden önce çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine göre şekil alan bir yöntem. Belki şaşıracaksınız, 1921 yılında düzenlenen ve baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün, cepheden gelerek bizzat yönettiği Maarif (Eğitim) Kongresi'nde Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği kabul ettiği çocukların eğitimi için önerdiği yöntemlerden biri de Montessori idi.

Uzman Pedagog Adem Güneş, İstanbul Eğitim Kültür dergisinde yayımlanan makalesinde "Düşman sekiz cepheden saldırıya geçmiş iken Gazi Mustafa Kemal’in ilköğretim okullarının müfredatını hazırlamak üzere Ankara’ya gelmiş olması, bir müfredat hazırlığının savaşta sekiz cephede bulunmaktan daha önemli olduğunun çok açık bir ifadesidir" diyor ve devam ediyor:
"Burada sorulacak olan temel soru şu; “Madem ki Gazi Mustafa Kemal cepheyi terk edecek kadar eğitim sistemlerine önem veriyor, ve kendisi, yaşadığı çağı en iyi okuyabilen bir liderdir, o halde eğitim sistemleri açısından Türkiye’ye önerdiği, genç öğretmenlere önerdiği bir sistem, bir metot var mıdır?”
Bu sorunun cevabını Mustafa Rahmi Balaban şöyle veriyor; “Gazi Paşa Hazretleri'nin Maarif Umdesi'nin ve Maarif Misakı'nın ruhî ve içtimaî ehemmiyet ve derinliği hakkında etraflı malumat edinmek isteyen, lisan bilen genç muallimler ve terbiye ile alâkadar olanlar, “John Dewey”, “Alfred Binet”, William Stern, “Maria Montessori”nin eserlerini okumalıdır. Bu zevatın (Maria Montesori) terbiyede şaheser denmeye lâyık eserlerinin lisanımıza tercümesi de pek faydalı olacaktır. Hayat ve faaliyet düsturu üzerine müstenit terbiye usulünü büyük bir muvaffakiyetle tatbik eden İtalyalı Doktor Maria Montessori olmuştur. Çocuk bahçeleri hususunda “Fröbel”i tarihine gömen bu büyük kadına yeni terbiye ammesi çok medyundur.”

'Kendim yapabilmem için bana yardım et.'

Her bebek içinde karşı konulmaz bir merak, dolayısıyla öğrenme güdüsüyle doğuyor ve her çocuğun kendine has öğrenme yöntemleri var. Montessori eğitiminde eğitmen pasif izleyici konumunda. Sadece gerektiğinde dış ses olarak çocuğun dünyasına müdahale ediyor. Çocuğun kendi kendine geliştirdiği öğrenme yöntemlerini, merakını nelerin cezbettiğini gözlemleyip kendisini geliştirebilmesi için önüne yeni keşif haritaları yerleştiriyor. Bu da çocuğun gelişim sürecinde eğitmen kadar çevre ve mekanın da önemini ortaya çıkarıyor. Çocukların bireysel keşifler yapabileceği ortamların hazırlanması, Montessori yönteminin başlangıç noktası.

Montessori bebek/ çocuk odası nasıl olmalı?

Bu sorunun cevabı, "Kesinlikle işlevsel olmalı"dır. İşlevsel derken ebeveynin etrafa hava atması işlevi kast edilmiyor elbette. Bebeğin boyuna, hareket şekline ve bakış açısına hitap eden, ilgisini çekecek detayların varlığından bahsediliyor. Basitlik buradaki temel etmen. Mekanın kolayca yeniden düzenlenebilir olması, yani esnek olması önemli. Bu açıdan hafif, hareketli mobilyalar tercih edilmeli.

1. Montessori yer yatağı

Odanın tasarımını yaparken temel amacımız çocuğu kendi mekanında mümkün olduğunca özgür kılmak. İlk hareket olarak standart bebek/ çocuk yatak odası takımlarını hemen aklımızdan çıkarıyoruz. Hele o parmaklıklı standart bebek yatakları, beşikler, aman ha! Yatak söz konusu olduğunda zemine yerleştireceğiniz tek kişilik bir şilte yeterli olacak.

Hayır şaka değil. Bu yatak meselesi çok önemli. Mutlaka yerde duran, bebek için ince, çocuk için standart kalınlıkta şilte olmalı. Çıplak şilte içinize sinmiyorsa, şiltenin çevresine ahşap bir çerçeve yaptırabilirsiniz. Daha yaratıcı bir mekan istiyorsanız, basit ev formunda çıtalı yüksek yatak çerçevelerinden satın alabilir ya da yaptırabilirsiniz. Yeni doğanlar için ana kucağı kullanabilirsiniz, ancak bebek iki aylık olduğunda yer yatağına geçmeli.

2. Olmazsa olmazımız mobiller

"Bir çocuğun gelişimindeki en önemli etmen konsantrasyondur. Bu kabiliyet, çocuğun kişiliğinin ve sosyal davranışlarının temelini oluşturur. Çocuk bir şeye konsantre olmayı öğrenmelidir. Bunun için konsantre olabileceği nesnelere ihtiyacı vardır. Hiç kimse bir çocuğun bir şeye konsantre olmasını sağlayamaz. Bu sadece kendisinin kontrol edebileceği bir yetidir" diyor Maria Montessori.
Bu sebeple yatağın tepesinde mutlaka bir mobil oyuncak olmalı. Özellikle yenidoğanlar için şart.

Mobillerin bir çok farklı çeşidi var. Doğal ahşap, boyasız ve basit geometrik şekilli parçaları olanlar ideal. Çok fazla renk ve desenden başlangıçta uzak duruyoruz. En fazla ana renkler ve siyah, beyaz... Kendiniz de yapabilirsiniz. Bunun için youtube'da sayısız tarif var. En ünlüsü İtalyan tasarımcı Bruno Munari imzalı siyah beyaz Munari mobili. Yapımı çok kolay. Piet Mondrian esintili mobiller de Montessori'de önerilen ürünlerden. Çocuğunuzun görsel kabiliyetlerinin ve estetik duygusunun doğduğu andan itibaren gelişmeye başladığını unutmayın.

3. Ayna ayna güzel ayna

Yatağın yanındaki duvara ya da yatak başına yatay şekilde yerleştirilmiş bir ayna bebeğinizin kendisini ve çevresini izleme becerilerini geliştirmesine yardımcı oluyor. Çevresini farklı açılardan algılamasına yardım ettiği için üç boyutlu düşünme kabiliyetini de geliştiriyor. Bütün amacımız, bebeğin bir şeylere konsantre olmasını sağlayacak farklı araçların olması ise, ayna bu araçların başında geliyor.

Bebek kendisini izlerken kendi gelişimine de şahit oluyor. Kendi yüzüne bakıp gülümsüyor ve karşısında gülümseyen bir yüz görüyor. Mutluluk ve neşenin sürekliliği için fevkalade gerekli bir araç. Bebeğin göz hizasına yerleştirilen herhangi bir aynanın yüz üstü yere bırakılmış bir bebeği başını kaldırıp dünyayla iletişim kurmaya teşvik ettiğini unutmayın. Geleneksel aynayı tehlikeli buluyorsanız akrilik ayna da kullanabilirsiniz.
4. 'Az çoktur'

İşte bu cümleyi aklımızdan hiç çıkarmıyoruz. Kendinize hitap eden allı güllü dekorlar değil, bebeğinizin algısını açacak basit dekorlar tercih etmelisiniz. Bir de her şey her zaman düzenli olmalı. Bir şeyin yeri sürekli değişmemeli. Karmaşa bir çocuk odasının kaderi değil. Temiz, düzenli bir mekan yaratmak ve burada sadeliğin güzelliğini yakalamak temel amaç. Az çoktur felsefesi özellikle oyuncaklar için geçerli. Çok fazla oyuncak, karmaşa (ki, Montessori'nin en sevmediği kelime bu) dolayısıyla kafa karışıklığı demek. Çocuğunuz çoğu zaman sadece seçmekte zorlandığı için mevcut oyuncaklarıyla oynamamayı tercih edip, yeni oyuncak isteyecek! Bu duruma engel olun.

5. Canlı renkler

Çocuklar söz konusu olduğunda iç mekanda kullanacağınız renkler mevcut çocuk odalarındaki gibi ton sür ton ya da pastel tonlardan seçilmemeli. Tersine ana renkler, yani kırmızı, mavi ve sarı ile kontrast ve güçlü desenler üzerine gitmelisiniz. Beyaz ve siyah da çocuk odaları için ideal renk kombinasyonu. Bebek odalarında pastel tonlar kullanabilirsiniz.

6. Ulaşılabilirlik unsuru
Montessori'nin en çok önem verdiği konuların başında erişim özgürlüğü geliyor. Bu kendi başlarına bir şeyi öğrenme yetisi geliştirebilmeleri için büyük önem taşıyor. Bu durumda çocuğunuz odada ilgisini çekecek her şeye ulaşabilmeli. Daha doğrusu, onun boyuna uygun yüksekliğe çocuğunuzun ilgisini çekecek öğeler yerleştirmelisiniz. Zemin başlangıç noktanız. Çeşitli askı, raf ve kutular, ya zeminde ya da zemine yakın bir yükseklikte durmalı. Duvardaki resim ve fotoğraflar da çocuğun göz hizasına yerleştirilmeli. LED ampullü pilli aydınlatmalar da aynı şekilde.
7. Kıyafet seçimi çok önemli
Montessori yönteminde çocuğun kendi kıyafetlerinin farkında olması, bunlar içinden seçim yapabilmesi çok önemli. Belli sayıda kıyafeti çocuğun boyunun uzanabileceği, ulaşabileceği yükseklikteki çekmecelere, raflara yerleştirmeyi ihmal etmeyin. Bırakın dağıtsınlar. Daha sonra toplamayı kendi kendilerine öğrenecekler. Çünkü siz onlara her zaman düzenli bir ortam sunacaksınız. Söyleyerek değil, yaparak örnek olacaksınız. Bununla birlikte çocuk odasına duvar boyu gardırop yaptırdıysanız, kapaklarını karatahta boyasıyla boyayarak mobilyayı interaktif bir oyun aracı haline getirebilirsiniz.
8. Duvar resmi

Karatahta demişken, hayır tebeşir, zararlı bir şey değil. Tozsuz tebeşir 80'lerden beri ülkemizde kullanılıyor. Fakat odanın bir bölümünü karatahtaya çevirmek yeterli olmayacak. Çocuğunuzun kullanabildiği her kalem ve boya ile duvarları boyama özgürlüğü olmalı.

9. Geniş bir oyun alanı ve doğal malzeme

Mekanın ortasında geniş bir oyun alanı yaratmak standart bir uygulama. Buradaki mühim detay, zemindeki örtünün yumuşak ve doğal malzemeden üretilmiş olması. Bu doğal malzemenin önemi konusu aslında mekanın geneline yayılıyor. Örneğin çocuk odası için zeminde laminat parke değil, lamine parke tercih etmelisiniz. Laminat bilindiği üzere petrol bazlı bir malzeme. Ahşap gibi görünmesine aldanmayın. Lamine parke ise, papirüs kağıdı kadar ince doğal ahşap parçaların MDF parçalar üzerine ısıyla yapıştırılması işlemi. Yani lamine parkeden şaşmayın.

10. Boyasız ahşap oyuncaklar

Efendim plastik oyuncakları evimize sokmuyoruz. Zamane çocuklarının bu kadar alerjik bünyelere sahip olma sebeplerinin başında plastik oyuncakların içeriğindeki zararlı kimyasallar geliyor. Özellikle eline attığı her şeyi ağzına götürme yaşında olan bebekler için boyasız ahşaptan çıngıraklar, oyuncaklar var. Arayıp bulunuz.

Diğer Yazıları

Manhattan'da minimalist yaşam

Amerika kırsalındaki geniş imkanları bırakıp Manhattan'daki bu küçücük dairede iki çocukla işlevsel ve stil sahibi bir yaşam kuran iç mekan tasarımcısı Crystal Ann; burası kiralık bir ev olsa dahi, çocuklarıyla önemli anılar biriktirdiğinin bilinciyle evini kişiselleştirmeye uğraşıyor. Bunu başarabilmek için ise hem kendisi, hem de çocukları için minimalizm felsefesini benimsemiş.

Devamını Oku 06.04.2019

Kiracıyım ama ev benim!

'Kendin yap'a meraklı dekorasyon bloggerları bilindiği üzere genellikle Kuzey Amerika kırsalından çıkıyor. Ancak bu kez yolumuz İngiltere'nin orta büyüklükteki şehirlerinden birine, Birmingham'a düşüyor. 18. yüzyıl sonu itibarıyla İngiltere'de sanayi devriminin etkileri sebebiyle hızlıca geliştirilmiş bir yapı sistemi olan ve "sırt sırta evler" olarak bilinen, iki katlı, küçücük metrekareli, birbirine yapışık sıra evlerden birinde kiracı olarak yaşayan Medina Grillo, grillo-designs.com adresindeki blogunda "Bir evin sahibi olmasak da, onu kendimize ait hale getirebilir miyiz?" sorusuna cevaplar arıyor. Bu amaçla hem kendi tasarım ve uygulamalarını, hem de İngiltere genelinde kiracı olup da evini yaratıcı ve ucuz düzenlemelerle yaşanır hale getirenlerin tecrübelerini paylaşıyor.

Devamını Oku 30.03.2019

Üç çocukla 110 metrekarede sınırları zorlamak

Amerika'nın New England bölgesinde Connecticut eyaletinde New York'a sadece 1 saat uzaklıkta eşi ve üç çocuğuyla birlikte yaşayan Brooke Christen, tabiri yerindeyse tam bir dekoholik. Evinin dekorasyonunu sürekli değiştiriyor. Hayır zengin değil. Tersine çok kısıtlı bir bütçesi var ama çok zengin bir hayal gücü veeee, Türk hanımlarının belki de hiçbir zaman sahip olamayacağı "evde tadilat yapmayı seven" bir kocası...

Devamını Oku 22.03.2019
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS