Esra Öz Esra Öz

Beyin travması intihara mı neden oluyor?

25.11.2020 Çarşamba | 15:40

Beyin travmasına neden olan sporlarla uğraşanlarda görülen intihar vakaları bazı bilim insanlarını bunu araştırmaya yöneltti. Bu durum geçtiğimiz senelerde Will Smith’in başrolünde oynadığı oldukça geniş yankı uyandıran Concussion (Beyin Sarsıntısı, Doğruyu Söyle) filmine de konu oldu.

Filme konu olan olay ise, Amerikan futbol oyuncusu (NFL) Mike Webster’ın ölü bulunmasıyla başladı. Tartışmalar, devamında başka oyuncuların intiharı ile daha da dikkat çekici hale geldi.

Defalarca intihara teşebbüs ettiği bilinen Mike Webster öldüğünde 50 yaşındaydı ve uzun süre, unutkanlık, stres, depresyon, şiddete yatkınlık şikayetleri nedeniyle birçok tetkik yaptırdı. BT veya MR gibi rutin beyin görüntüleme testlerinde de bir sorun görülmedi.

Pittsburgh Üniversitesi’nde çalışan adli patolog ve nöropatoloji uzmanı olan Dr. Bennet Omalu tarafından yapılan otopsi sonucunda, Mike Webster “Kronik Travmatik Ensefalopati (CTE)” teşhisi konan ilk NFL oyuncusu oldu.  Birden fazla kafa travması geçiren Webster, Amerikan futbolu oynadığı süre boyunca kafasına onlarca darbe almıştı.

Dr. Omalu, Mike Webster’ın beyninde aşırı derecede tau proteini biriktiğini gözlemledi. Şu anda artık biliniyor ki beyindeki tau proteinlerinin darbe ile beraber kümülatif olarak bozulması sonucunda nörolojik ve psikolojik semptomlar açığa çıkıyor. Tau proteini beynin içeriden dışarıya doğru sıkışmasına neden oluyor ve tıpkı mutfak borularının içine çimento dökmek gibi bir durum oluşturuyor. Tau proteini sertleştikçe beyni boğarak, kendini tanımaz hale getiriyor.

Beyin hasarı alanında dünya çapındaki bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Cenk Ayata, klinik aktivitelerinin yanı sıra inme, migren ve subaraknoid kanama konusunda klinik ve translasyonel laboratuvar araştırmaları yapıyor.  

“Sporcularda CTE görünmediği doğru değil”

Kısa aralıklarla tekrarlanan kafa travmaları CTE denilen hastalığın oluşmasında temel etken. Bu konuda özellikle boks, Amerikan futbolu gibi alanlardaki sporcularda bu hastalığın seyriyle ilgili Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Cenk Ayata, “Kafa travması karmaşık bir konu, fakat sporcularda CTE görünmediği doğru değil. Tam tersine, oldukça sık. Her ne kadar klinik uygulamaya geçmiş yeni tedavi yöntemleri yok denecek kadar az veya etkisiz olsa da, erken teşhis teknikleri ilerleme gösteriyor, özellikle kan testleri yönünde” dedi.

Bu protein salgın hastalık gibi yayılıyor

Harvard Üniversitesi ve Güney Carolina Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Önder Albayram ve Prof. Dr. Kun Ping Lu önderliğinde yapılan çalışma ise oldukça heyecan uyandırdı. Iki sene ara ile Nature ve Nature Communications dergilerinde yayınlanan bu çalışmalarda, Travmatik Beyin Hasarında (TBI) ve Kronik Travmatik Ensefalopati (CTE) arasındaki eksik bağlantı olabilecek en erken protein dejenerasyonu keşfedildi.

Bu çalışmaya göre, travma sonucu oluşan bu protein bozulmasının ilk safhası ölümden bir saat sonra beyinde lokalize olarak bulunuyor ve salgın bir hastalık gibi bir nörondan diğerine sıçrama yaparak sonunda tüm beyni kaplıyor. Bu keşif hastalığın erken teşhisine ve dolayısıyla erken müdahalesine olanak sağlamanın yanı sıra, TBI ve CTE arasında henüz bulunamamış olan etkileşime de ışık tutabilir.

Bu çalışmadaki bir diğer ilginç nokta ise, Dr. Albayram önderliğindeki grubun bu bozulan proteini sessizleştirici bir anti-protein de geliştirmiş olmalarıydı, deney hayvanlarında oldukça umut verici sonuçlara ulaştılar. Anti-protein (antikor tedavisi), hedef proteine bağlanma kapasitesi yüksek olan antikorların o proteinin biyokimyasal ve fizyolojik etkinliğini bozması ile gerçekleşmektedir. Antikor tedavisi günümüzde özellikle kanser tedavisinde oldukça büyük yer tutmaktadır.

Ayrıca yine bu çalışma tıp dünyasını oldukça meşgul eden, travma sonrası beyinde tau proteinin bozulmasının en erken safhalarda başladığını da ispatlamış oldu.

Diğer Yazıları

"Türkiye’de 5 milyon civarında bireyin herhangi bir nadir hastalığı olduğu tahmin ediliyor"

Dünyada yaklaşık 350 milyon bireyin, Türkiye’de ise 5 milyon civarında bireyin herhangi bir nadir hastalığı olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de 2 bin kişide 1 kişiyi etkileyen hastalıklar nadir hastalık olarak kabul edilirken, bu hastalıkların sadece yüzde 5’inin tedavisi bulunuyor.

Devamını Oku 25.02.2021

Covid-19 aşıları ile ilgili merak ettiğiniz sorular yanıt buluyor

“Faz 3 aşamasını tamamlamış ve kullanımına izin verilen aşıların hepsi güvenlidir ve yeterli koruyuculuğu sağlayacağı da ön görülüyor” diyen Türk İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral, “En iyi aşı ulaşılabilen aşıdır. Hangi tip aşı olursa olsun etkinliğini kaybetmeden yaygın olarak kullanımının sağlanması salgının kontrolü için kaçınılmaz.” dedi.

Devamını Oku 15.12.2020

Epigenetiğin gen kontrolünde oynadığı rol nedir?

Doktora çalışmaları sırasında genlerin nasıl aktif ya da inaktif halde tutulduğu ile ilgili temel bilimsel soruların anlaşılmasına katkı sağlayan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nden Dr. Özgür Öksüz, Polycomb proteinlerinin hücre içerisindeki isleyişini, bir sonraki hücrelere nasıl aktarıldığını ve kanser hücrelerinde görülen hasarların hangi sonuçlara sebep olduğunu anlamak konusunda çalışıyor.

Devamını Oku 07.12.2020
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS