Esra Öz Esra Öz

Covid-19 tedavisinde kullanılan Lancet’te klorokin ve hidroksiklorokin makalesinin geri çekilmesinin arkasındaki gerçek ne?

09.11.2020 Pazartesi | 16:01

Geçtiğimiz günlerde The Lancet ve New England (NEJM) tıp dergilerinde geri çekilmeye neden olan makale bilim camiasında büyük yankı uyandırdı. Bu kadar önemli yayınlar da hata yapılması ise, bilimsel ve eleştirel düşüncenin her zaman olması gerektiğini gündeme getirdi.

Her iki geri çekilmiş makalenin ilk yazarı, Brigham ve Kadın Hastanesi'nde (BWH) çalışan ve uluslararası düzeyde kardiyovasküler tıp ve kalp nakli için tanınmış, Harvard Üniversitesi profesörü olan kardiyak cerrah Mandeep Mehra’idi.

Ayrıca yakın zamanda ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), COVID-19'u tedavi etmek için hidroksiklorokin sülfat (HCQ) ve klorokin fosfat (CQ) için acil kullanım iznini (EUA) iptal etti.

Bilim camiasında büyük ses getiren covid-19 tedavisinde kullanılan klorokin ve hidroksiklorokin ile ilgili makalenin geri çekilmesiyle ilgili ABD’de Cold Spring Harbor Laboratuvarı’nda araştırmalara yapan Dr. Semir Beyaz, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz ile konuştuk.

“Habere konu olan makalenin geri çekilmesinin arkasında yatan temel neden, verilerin açık bir şekilde paylaşılamaması ve yapılan analizlerin yapılış tarzının çok düzgün olmaması ve ayrıca şüphe uyandırmasıydı”

“Bu makale geri çekildi ancak bu durum hidroksiklorokin Covid-19 tedavisi icin etkili diye bir anlama gelmemeli” diyen ABD’de Cold Spring Harbor Laboratuvarı’nda araştırmalara yapan Dr. Semir Beyaz, “Yakın zamanda yayınlanan farklı klinik çalışmalar hidroksiklokinin Covid-19 tedavisindeki etkinliğinin çok anlamlı olmadığını ortaya koydu.

Habere konu olan makalenin geri çekilmesinin arkasında yatan temel neden, verilerin açık bir şekilde paylaşılamaması ve yapılan analizlerin yapılış tarzının çok düzgün olmaması ve ayrıca şüphe uyandırmasıydı. Hızla yayılan bu salgın zamanında bazı bilim insanları ne yazık ki hızlı bir şekilde yayın yapmak için bu tarz hatalar yapıyorlar. Ancak bilimin kritik düşünme sistemi bu noktada devreye girerek bu tarz problemli makaleleri tahlil ederek bir döngü içinde doğru bilgiye ulaşabiliyor. Makaleler hangi dergide yayınlanırsa yayınlansın, makaledeki veriler eğer bilimsel yöntem ve mantık süzgecinden iyi bir şekilde geçmeden yayınlanmışsa, bilim camiası bu tarz refleksler göstererek bu tarz yanlış yaklaşımları doğrulamaya çalışır. Eğer yayının sahipleri eleştirilere cevap olarak somut argümanlar sunamazlarsa o zaman yayıncı kuruluş veya yazarlar yayını geri çekmek durumunda kalır.” diye konuştu.

“Makale yayınlandıktan sonra Türkiye de dahil bazı ülkelerin makaleye konu olan hasta sayılarının kendi ülkelerindeki gerçek sayılarla örtüşmediğini açıklaması, diğer yazarların ham verileri görmek istedikleri halde göremediklerini iddia etmesi sonrasında makaleyi çekmek zorunda kaldılar”

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap , konu ile ilgili şöyle konuştu: “Çalışmayı yapan Surgisphere adında özel bir araştırma şirketi. Dünya üzerinde farklı ülkelerden pek çok merkezle araştırmalar, çoğu cerrahi hastalıklar üzerine yapmak için anlaşmalar yapmış. Dolayısıyla bu merkezlerden kişilerle irtibatı var. Salgın döneminde bu merkezlerdeki ilişkilerini COVID-19 üzerine veri toplamak için kullanıyorlar. Ancak toplanan verilerin güvenilirliği ile ilgili ciddi şüpheler söz konusu.

Makalede ticari bir firma olan Surgisphere'in sahibinin olması (Desai) , ilk isim olan kişinin (Mehra) çok prestijli bir merkezde, Harvard'ın afiliye Hastanelerinden birinde çalışıyor olmasına rağmen, konuya uzak biri olması zaten can sıkıcıydı. Bir de makale yayınlandıktan sonra Türkiye de dahil bazı ülkelerin makaleye konu olan hasta sayılarının kendi ülkelerindeki gerçek sayılarla örtüşmediğini açıklaması, diğer yazarların ham verileri görmek istedikleri halde göremediklerini iddia etmesi sonrasında makaleyi çekmek zorunda kaldılar. Zaten bu hastaları çok yakın takip eden bizleri bu makalede ikna etmeyen konu klorokinin etkisiz olmasından çok ki etkisi konusunda bizim de şüphelerimiz var, ciddi yan etki nedeniyle klorokin alan hasta gruplarında ölüm riskinin yüzde 20-40 daha fazla olmasıydı. Açıkçası çok sayıda hasta takip etmiş bir merkez olarak biz kalp ritmiyle ilgili yan etkisini neredeyse hiç görmedik. Türkiye'de de pek çok merkez yan etkileri makalede belirtilenden çok daha az oranda gördüklerini ifade ediyorlar. Ne yazık ki pandemi döneminde çok önemli bilimsel dergilerde yayımlanan bilimsel çalışmaların güvenilirliği de şaibeli hale geldi. Aslında Dünya Sağlık Örgütü 2 Şubat tarihli Situation Report'ta infodemi tehlikesine dikkat çekmişti. Bu yazı tam da buna güzel bir örnek oldu. İnfodemi: Yayımlanan bilginin çok fazla olmasının doğru bilgiye ulaşmayı zorlaştırması. Pek çok ciddi dergi salgında hızlı davranmak gerektiği gerçeğinden yola çıkarak denetim ve hakemlik mekanizmalarını yeterince çalıştırmıyorlar.”

“Uzmanlık alanınız olmayan bir konuda bilimsel makale yazmamalısınız”

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri, İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz ise konu ile ilgili şu yorumda bulundu: “Bu skandalla ilgili şunları söyleyebilirim. Uzmanlık alanınız olmayan bir konuda bilimsel makale yazmamalısınız. Bu makalenin konusu bir infeksiyon hastalığının tedavisi olmasına rağmen, yazarları kardiyolog, genel cerrah ve kalp damar cerrahı. Çok merkezli çalışmalarda verilerin güvenilirliği ve doğruluğu çok yakından ve bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmeli.”

Diğer Yazıları

Covid-19 aşıları ile ilgili merak ettiğiniz sorular yanıt buluyor

“Faz 3 aşamasını tamamlamış ve kullanımına izin verilen aşıların hepsi güvenlidir ve yeterli koruyuculuğu sağlayacağı da ön görülüyor” diyen Türk İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral, “En iyi aşı ulaşılabilen aşıdır. Hangi tip aşı olursa olsun etkinliğini kaybetmeden yaygın olarak kullanımının sağlanması salgının kontrolü için kaçınılmaz.” dedi.

Devamını Oku 15.12.2020

Epigenetiğin gen kontrolünde oynadığı rol nedir?

Doktora çalışmaları sırasında genlerin nasıl aktif ya da inaktif halde tutulduğu ile ilgili temel bilimsel soruların anlaşılmasına katkı sağlayan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nden Dr. Özgür Öksüz, Polycomb proteinlerinin hücre içerisindeki isleyişini, bir sonraki hücrelere nasıl aktarıldığını ve kanser hücrelerinde görülen hasarların hangi sonuçlara sebep olduğunu anlamak konusunda çalışıyor.

Devamını Oku 07.12.2020

Avrupa’dan iki doktora öğrencisi Türkiye’deki gençlere bilimi sevdirebilmek için “Gelecek Bilimde” diyor

Hollanda ve Polonya’dan Türkiye’ye bilimi sevdirmek için farklı liselerden öğrencilerden oluşan ekipleriyle Mühendis Burak Çankaya ve Psikolog Cevdet Acarsoy, her gün yeni bir şeyler deniyorlar. Avrupa’dan iki bilim meraklısının bilim yayıncılığı ile ilgili serüveni konuştuk.

Devamını Oku 06.12.2020
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS