Sosyal Medya'nın alışverişe özendirici özelliğine karşı akıllı alışveriş tüyoları

Sosyal Medya‘nın hızına, kapasitesine, bilgisine kim erişebilir ki... Günümüzün belki de en tartışmalı konularından bir tanesi ‘Sosyal Medya’ ve onun kullanımıdır. Zaman zaman sosyal medya olmadan hayatın nasıl olacağını ya da eskiden vaktimizi nasıl geçirdiğimizi düşünüyorum. Bazen arkadaş ortamlarında sosyal medyanın ve bizi telefonlarımıza kilitleyen uygulamaların üzerimizde ki olumlu ve olumsuz etkilerinin ne olduğu ile ilgili sohbetler ediyoruz.

Akıllı telefonlarımız adeta bir uzvumuz gibi; belki de bir saniye telefonlarımızı yanımızdan ayırmıyoruz, şarjlarımız hiç bitmiyor çünkü telefonumuzun üç dakika dahi kapalı kalmasını istemiyoruz. Instagram ya da benzeri uygulamalara istemsiz olarak gün içerisinde belki elli kere girip çıkıyoruz . Bazen bu uygulamalarda kayboluyoruz, yargılıyoruz, karşılaştırıyoruz, bunalıyoruz, keyif alıyoruz, takip etmekten hoşlandığımız sayfalardan ilham alıyoruz, ev dekorasyon örneklerine bakıyoruz, beğendiklerimizi kayıt ediyoruz, hayvanlara bakıyoruz, videolar izliyoruz, spor yapıyoruz, moda sayfalarında geziyoruz, beğendiğimiz içerik üreticilerinin hesaplarına bakarak beğendiğimiz kombinleri kayıt ediyoruz ve kapatıyoruz ama hemen bir kaç dakika sonra tekrar giriyoruz ve aynı döngüyü gerçekleştiriyoruz.

Telefonumuzda nasıl vakit geçirdiğiniz ile ilgili yalnız olmadığınızın özellikle altını çizmek istediğimiz için yukarıda okuduklarınıza değinmek istedim. Gözlemlerime göre (kesinlikle bilimsel bir dayanağı yoktur; ailemi, arkadaşlarımı, iş arkadaşlarımı, komşularımı, sokakta rastladığım kişileri ve kendimi baz aldım) akıllı telefonlara sahip olan hemen hemen herkes boş zamanlarında yukarıdaki döngüyü gerçekleştirmektedir. İnanın bu yazıyı dahi yazarken kaç defa telefonuma baktığımı sayamadım bile!

Gelelim bizim konumuz sosyal medyanın özellikle Instagram uygulamasının alışveriş alışkanlıklarımızdaki etkisine… Sosyal medyanın icadı ile birlikle moda sektöründeki stratejilerde tamamen değişmiş, markalar neredeyse tamamen dijital pazarlamaya yöneldiler. Markalar kendi sosyal medya hesapları, içerik üreticiler, modeller, ünlüler aracılığı ile bu uygulamalara taşındılar hatta bazıları uygulama üzerinden mağazalarını açmış ya da satış ağlarını kurmuşlardır.

Peki ya biz bu ağdan nasıl etkileniyoruz sorusunun cevabına; sürekli telefonumuz elimizde demiştik ya, düşünün ki günün iki üç saati bir alışveriş merkezinde geziyorsunuz, bir kadın olarak biraz da sosyal biriyseniz canınız alışveriş yapmak istemez mi? Şahsen benim ki ister hem de çok ister :) Bu durumda biz farkında olmadan günde ortalama iki saat bir alışveriş merkezinde geziyoruz ve akabinde almak istiyoruz, tüketmek istiyoruz. Beğendiğimiz bir bloggerın o gün üzerinde olan gömleği ya da evinin bir köşesinde duran çerçeveyi almak istiyoruz ve çoğu zaman da alıyoruz. Ertesi gün oluyor yine aynı döngünün içerisinde gezerken bir gün önce verdiğiniz gömlek siparişini unutup bu sefer başka bir gömlek belki de bir gün önce aldığınız ile aynı renk bir gömlek sipariş veriyorsunuz . Nereden biliyorsun demeyin çünkü ben bunu çok yaptım çok dikkat etmeme rağmen hala yapabiliyorum :)




Aynı zamanda bir içerik üretici olduğum için niyetim sizi asla sosyal medyadan veya alışverişten soğutmak değil. Yalnızca bazı ipuçları vermek istiyorum. Böylece masrafınızı azaltabilirsiniz, mantıklı alışveriş yapabilirsiniz, daha az sayıda daha az değerli bir parçayı alarak gelecekte daha çok değerli istediğiniz bir parçayı alabilirsiniz ve benim için en önemlisi gardrop kirliliğini en aza indirgeyebilirsiniz.

Tarzını belirle;

Alışveriş yapmadan önce kendi tarzınızı belirlemiş ve kendi sınırlarınızı çizmeniz çok önemli. Tarzı kendi tarzınıza yakın kişileri takip ediyor olabilirsiniz, bu da işinizi kolaylaştıracaktır. Ancak beğendiğiniz kişilerin üzerinde gördüğünüz veya tavsiye ettikleri her ürünü almanız mümkün olmayabilir. Aylık ya da mevsimlik gelirinize göre en çok giyinebileceğiniz, kombin edebileceğiniz parçaları tercih edebilirsiniz.

İhtiyaçlarını belirle;

Tarzınızı belirledikten sonra ihtiyaçlarınızı belirlemek çok kolay olacaktır. Örneğin bu sezon bebe yaka gömlekler çok moda. Tarzınıza uygun ise bir tane alabilirsiniz. Hem sonbahar hem de kışın kombinleyebileceğiniz bir parça. Ancak takip ettiğiniz kişilerde ve o kişilerin toplamlarında belki elli farklı çeşit bebe yaka gömlek göreceksiniz. Aldanmayın! İnanın hepsi aynı işlevi görüyor..



Vücut şekline göre alışveriş yap;

Beğendiğiniz her parçayı almayın. Öncelikle kendi bedeninizi tanıdığınızdan emin olun. Geniş kalçalı bir kadınsanız yüksek belli ’Mom Jean‘ kot pantolonlar size göre olmayabilir ya da minyon bir kadınsanız bermuda modasına ayak uydurmak zorunda değilsiniz. Sosyal medyada çok fazla gördüğünüz bir kıyafeti almak ve giyinmek zorunda değilsiniz. Zaten göreceksiniz bir kaç gün sonra o beğendiğiniz kıyafetin, çantanın, ayakkabının modası geçecek başka bir parça moda olacak :)

Yorumları oku;

İade ve değişim bazen zor olabiliyor. Fotoğraflara aldanmayın, ürün ile ilgili yazılan yorumlara bir göz atın. Belki de ürünün kumaşı veya kalitesi fotoğrafta gözüktüğü gibi olmayabilir. Ya da markanın beden kalıpları sizin standart bedeninizden farklı olabilir. Bu nedenle e-ticaret siteleri üzerinden yaptığınız alışverişlerde yorum okuyarak hem zaman kazanırsınız hem de paranızı verimli harcamış olursunuz.



Alışverişin kıymetini bil ve bütçe yap,

Kıyafete harcayacağınız aylık bir bütçe belirleyin. Gerekirse her gün harcamalarınızı hesaplayın ve kalan günlerde yapacağınız harcamaları ona göre belirleyin. Bu işlem yalnızca üç dakikanızı alacaktır.

Tamamlayıcı parçalara yönel;

Başrol parçalar gardrobunuzda var. Ama basit tamamlayıcı kıyafetleriniz olmadığı için hiçbirini değerlendiremiyorsunuz. Bu benim alışverişteki en büyük hatamdır. Her zaman iddialı parçalara yönelirim ve kombinleyebileceğim daha basit düz bluzlar, bisiklet yaka t-shirtler, sade gömlekler almadığım için bazen kombin yaparken çok zorlanırım.. Bu nedenle gardrobunuzdaki eksik tamamlayıcı parçaları belirleyerek bütçenize en uygun yerden alışverişinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Herhangi bir kıyafet, takı, aksesuar almadan önce iki kere düşün,

Kendinize ‘Bunu kaç kere giyerim?’ ‘Buna gerçekten ihtiyacım var mı?’ sorularını sormanız yeterli. Verdiğiniz cevap sizi akıllı alışverişe yöneltecektir.

Bu yazımda sosyal medyanın büyük payı olan alışverişe özendirici özelliği ile nasıl başa çıkabileceğinizden bahsettim. Bu tüyoların tamamını kendi alışveriş deneyimlerimden yola çıkarak belirledim. Kendinizi en iyi siz tanıdığınız için sizinle kendinizi dizginleyecek başka tüyolarınız olabilir belki bu yazıyı okuduktan sonra biraz onlar üzerine düşünebilirsiniz. Daha önce de söylediğim gibi amacım sizi alışverişten soğutmak değil, sadece dolabınızla daha barışık olmanızı ve kombin yaparken ‘Neden sekiz tane beyaz gömleğim var?’ ya da ‘Giyinecek hiç bir şey bulamıyorum ne yapacağım?‘ sorularını sormanızı istemediğim için deneyimlerimi paylaştım. Umarım faydalı olmuştur. Herkese rengarenk günler dilerim :)

içerikler
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS