Prof. Dr. Derya Uludüz Prof. Dr. Derya Uludüz

Her unutkanlık Alzheimer mı? Unutkanlık neden olur?

05.03.2021 Cuma | 21:26

Türkiye’de 600 bin kadar Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor. Türkiye İstatistik Kurumuna göre, her yıl bu sayı yaşlı nüfusun artmasıyla daha da yükseliyor. Hatta, sadece yaşlı nüfusta değil, ailesel nedenlerle 30-40 yaşlarında bile Alzheimer ile karşılaşılabiliyor. Alzheimer, maalesef ancak belirtiler çok ilerlediğinde fark edilebildiğinden, hepimiz kendimizde, ailemizde veya arkadaşlarımızda unutkanlık gibi belirtilerle karşılaştığımızda “acaba Alzheimer olabilir mi” diye endişeleniyoruz. Peki unutkanlık, sadece Alzheimer belirtisi midir?

Unutkanlık, sadece Alzheimer hastalığında olmuyor; depresyon, beslenme yetersizlikleri, ilaç yan etkisi vb. geçici nedenlerle de ortaya çıkabiliyor. Önce bu nedenlerin elenmesi ve sonra unutkanlık hala devam ediyorsa doktora başvurulması gerekir.

Unutkanlığın En Yaygın 10 Nedeni

1. Alzheimer:

Alzheimer, beyinde zararlı protein birikimleriyle sinir hücreleri arasındaki iletişimi koparan, birçok bilişsel fonksiyonu kötüleştiren ve bunun sonucunda demansa sebep olan dejeneratif bir hastalıktır. Alzheimer’i diğer durumlardan ayırt etmenin en önemli yolu, belirtilerin sürekliliğini tespit etmektir. İşte dikkate alınması gereken bazı belirtiler:

1- Sık sık ocakta yemeğiniz yanıyorsa, anahtarınızı yanınıza almayı bir türlü aklınıza getiremiyorsanız, yeni öğrendiğiniz bilgileri kolayca unutuyorsanız,
2- Konuşmada güçlük çekiyorsanız, konuşma sırasında sık sık takılıyorsanız, aklınıza bazı kelimeleri getiremiyor ve kafa karışıklığı yaşıyorsanız,
3- Ani şekilde depresif hissediyor ve sebepsiz ruh hali değişimleri yaşıyorsanız,
4- Kendinizi sürekli aşırı halsiz ve yorgun hissediyorsanız,
5- Konsantrasyon bozukluğunuz varsa,
6- Günlük rutininizdeki temizlik yapmak, yemek pişirmek, işe gitmek, bahçe sulamak gibi basit işleri yapmakta zorlanıyor veya aksatıyorsanız,
7- Zaman ve mekan algınız zayıfladıysa,
8-Sık sık aynı soruyu ve konuyu tekrarlıyorsanız, yakınlarınız bundan şikayet ediyorsa

Orta yaşta, hatta 20’li 30’lu yaşlarda edinilecek sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarıyla, beyin Alzheimer’e karşı korunabilir. Yapılan araştırmalar, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol gibi kronik hastalıkları olan kişilerin beyninin daha fazla risk altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu yüzden, sağlıklı beslenilmeli, özellikle de beyin dostu yiyecekler tüketilmeli. Mesela, beynin yüzde 60’ı yağdır ve bu yüzdeyi tamamen sağlıklı yağlarla oluşturabilir ve her tabağınızda beyninize büyük bir iyilik yapabilirsiniz. Vücudunuzdaki her hücre, beyin hücreleri de dahil, sürekli yenilenme içindedir ve sağlıklı beslenme alışkanlığıyla yıllar ve belki aylar içinde tüm hücrelerinizi daha sağlıklı bileşenlerle yeniden inşa edebilirsiniz. İkinci sırada egzersiz geliyor. Fiziksel aktivite, depresif duyguları iyileştirdiği gibi, beyne kan akışını artırarak, sağlıklı hormon salınımını ve hücre yenilenmesini artırarak bilişsel işlevinizi iyileştirir. Otuz dakikalık bir koşu, sinir hücrelerinize tüm yenileyici besin ve oksijeni taşır ve beyniniz anında canlanır. Fiziksel egzersiz kadar bilişsel egzersizler de yapmalısınız. Bilişsel egzersizlerde önemli olan süre değil, çeşitliliktir. Beyninizi sürekli zorlayacak yeni aktiviteler yapmalısınız. Yeni bir dil, yeni bir oyun, yeni bir kitap... Beynin çok farklı bölgelerini sürekli hareket halinde tutun ve sinir hücrelerinizi gençleştirin. Sinir hücreleri temelde bilgiyle beslenir, bilgi olmadığı sürecek besin veya oksijen taşınsa da kullanmadığınız bölgelerinizi kaybedersiniz.

Biz hekimlere Alzheimer hastalığı ile baş etmeniz için düşen görev ise size en son teknolojik ilaçları ve kognitif rehabilitasyon programlarını sunarak beyinde yeni hücre oluşumunu sağlamak ve tabloyu tersine çevirmek için adım atmaktır.

2. Depresyon:

Depresyon belirtileri, genellikle Alzheimer ile karıştırılır. Çünkü, depresyon, Alzheimer hastalarında olduğu gibi benlik saygısı ve özgüven kaybı, iştahsızlık, konsantrasyon ve hafıza sorunlarına neden olur. Eğer odaklanmada veya yapmanız gereken şeyleri hatırlamakta zorlanıyorsanız, çok fazla veya çok az uyuyorsanız, arkadaşlarınızla ve sevdiklerinizle zaman geçirmek istemiyorsanız depresyonla ilgili bir uzmandan yardım almalısınız.

Bir eşin, akraba ya da yakın arkadaşın ölümü, işin kaybedilmesi, ayrılıklar gibi sizi duygusal olarak büyük bir stres ve üzüntü içinde bırakacak her türlü sorun, Alzheimer hastalığına benzer belirtilere neden olabilir. Yorgunluk, uyku yoksunluğu, baş ağrıları, yüksek tansiyon, sinirlilik, hayal görmeler ve iştahsızlık bu belirtiler arasındadır. Ailenin ve arkadaşların desteği, bir kimsenin bu üzüntüyle başa çıkmasına yardım etmede çok değerlidir.

3. B12 Vitamini Eksikliği:

B12 vitamini yetersizliğiniz varsa, unutkanlık, kafa karışıklığı, öğrenme becerisinde azalma gibi belirtilerle karşılaşabilirsiniz. Bazı insanlar kollarında ve bacaklarında karıncalanma hissederler. Vücudunuzun kırmızı kan hücrelerini, sinir hücrelerini ve DNA’yı yapması için bu vitamine ihtiyacı vardır, ancak vücut B12'yi kendisi üretemez. B12 hayvansal ürünlerden alınmalıdır ve özellikle vejetaryenlik, PKU gibi hayvansal ürünleri yemenizi kısıtlayan durumlarınız varsa, muhakkak B12 takviyesi almalısınız. Çölyak hastalığı veya Crohn hastalığı gibi bir durumunuz varsa, B12 emiliminde sıkıntı yaşarsınız ve takviye almanız gerekebilir. Doktorunuz B12 seviyenizi kan testi ile görebilir ve vitamin takviyesiyle belirtileriniz kısa zamanda düzelir. Karaciğer, dalak gibi sakatatlar, deniz ürünleri, yumurta, süt, yoğurt ve peynir iyi B12 kaynaklarıdır.

4. Kalp-damar ve Akciğer Hastalıkları:

Kalp-damar ve akciğerler, beyne, çalışması için gerekli olan oksijen ve besin maddelerini taşır. Kalpten kan çıkışını engelleyen veya kan akışını zayıflatan kalp ve damar hastalıkları veya beyne oksijen verilmesini engelleyen akciğer hastalıkları, unutkanlık, gündelik işleri görememe, odaklanma sorunu gibi Alzheimer benzeri belirtilere neden olabilir.

5. Karaciğer ve Böbrek Hastalıkları:

Böbrek ve karaciğerin görevi, vücuttan atıkların uzaklaştırılması ve toksik maddelerin etkisiz hale getirilmesidir. Ancak bu organların hastalıkları, kanda toksik metabolik atık ürünlerinin birikmesine, beyne kirli kan taşınmasına veya zihinsel aktivitenin zehirlenmesine, dolayısıyla da Alzheimer benzeri unutkanlık gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

6. Hormonal Bozukluklar:

Hormonlar, kan dolaşımında taşınarak birçok metabolik aktiviteyi kontrol altına alır. Ancak bu hormonlardaki bozukluklar, unutkanlık gibi Alzheimer benzeri belirtilere yol açabilir. Mesela, tiroid hormonunun aşırı veya yetersiz çalışması verimli düşünmeye engel olur. Hem yüksek insülin seviyeleri, hem de yüksek kortizol seviyeleri, hipokampüs işlevini bozar. Bu durum, bilişsel işlevi, hafızayı ve öğrenme becerilerini zayıflatır. Bu nedenle, insülin direncini iyileştirmek ve kronik stresi kontrol altına almak, beyin sağlığı için önemlidir.

7. Enfeksiyonlar:

Bazı enfeksiyonlar, zihinsel işlevlerde uzun süreli bir değişiklik yaratır. Lyme hastalığı, sifiliz veya HIV, Alzheimer’i kolaylıkla taklit edebilir. Öte yandan bakterilerin mesaneniz veya böbreklerinizde neden olduğu idrar yolu enfeksiyonu, bazı insanlarda, özellikle ileri yaştakilerde, Alzheimer benzeri belirtilere yol açar. Unutkanlık, kafa karışıklığı, ruh halinde dalgalanmalar, uykulu hissetme, odaklanmada güçlük… İdrarınız test edilmişse ve bir enfeksiyonunuz varsa, bir antibiyotik kullanımıyla tüm bu belirtiler iyileştirilebilir.

8. Ağır Metaller:

Ağır metal zehirlenmesi de, spesifik testler yapılmadan tanınmayacak şekilde beyninizde istikrarlı değişiklikler oluşturabilir. Ağır metallere maruziyetle birlikte kafa karışıklığı, unutkanlık, motor becerilerinde yavaşlama gibi belirtiler görülebilir. Ağır metal detoksifikasyonu ile ilgili beslenme ve egzersiz önerileri içeren haftalık programları çevrimiçi kanallardan bulabilirsiniz.

9. Kanser:

Çeşitli tipteki kanserler, beyin dokusunun tahribatı, kafa içindeki basıncın artması veya bazen vücudun çeşitli yerlerinden kan akımı yoluyla beyine zarar veren kimyasalları üreterek bilişsel bozukluğa yol açabilir. Kanser tedavisi gören hastalarda, unutkanlık, kafa karışıklığı, odaklanamama gibi belirtilerin görülme sebebi budur.

10. Bazı ilaçlar:

Antihistaminik gibi allerji ilaçları, bulantı önleyici ilaçlar, steroidler ve mesane gevşeticileri gibi birçok ilaç unutkanlığa neden olabilir. Bu yaşlı insanlar için daha büyük bir risktir. Yaşlandıkça, vücudunuzun bazı ilaçların toksik etkileriyle savaşmak için daha fazla çalışması gerekir. Ayrıca, bir kerede birden fazla ilaç almanız gerekebilir ve bunlar birbirleriyle etkileşime girebilir. Aldığınız bir ilacın hafızanıza zarar verdiğini veya düşüncelerinizi yavaşlattığını düşünüyorsanız, doktorunuzla paylaşın.

Diğer Yazıları

Egzersiz Beyninizi Baştan Yaratır

Ruh halinizi iyileştirmek; odaklanmanızı ve iş performansınızı arttırmak; depresyon, anksiyete ve Alzheimer'dan korunmak mı istiyorsunuz? Sadece vücudunuzu hareket ettirerek, beyniniz için anında, uzun süreli ve koruyucu faydalar elde edebilirsiniz. Bu faydaların bazıları anında, bazıları aylar ve bazıları yıllar sonra gelir. İşte egzersizin beyninize neler yaptığı:

Devamını Oku 22.03.2021

COVİD sonrası yorgunluk bir türlü geçmiyor!

Covid-19'u ve yaptıklarını hala tanımaya devam ederken her gün yeni bir etkisiyle karşılaşıyoruz. Virüs sonrası yorgunluk sendromu olarak geçen durum ise bunlardan bir tanesi. Hastalarda virüsü atlattıktan sonra günlerce hatta haftalarca devam eden halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon eksikliği gibi şikayetler görülüyor. Görünen o ki covid sonrası yorgunluk tablosu da kişilerde ‘ölü gibiyim’ terimini gündeme getirecek ve uzun süre konuşulacak.

Devamını Oku 21.01.2021

Dijital Dünya ve Hasta Eğitiminde Yeni Yol

Hasta eğitimi pedagojik düzeyde gerçek bir meydan okumadır. ‘‘Tüm öğretim biçimlerinin en zor olanıdır. Hastalar çok özel öğrencilerdir. Yaşları, sosyo-kültürel kökenleri ve özel gereksinimleri yönünden çok heterojendirler. Öğrenme güdüleri büyük ölçüde hastalığı benimsemelerine, rahatsızlıklarını ve tedavisini algılama biçimlerine dayanmaktadır. Eğitilmeleri; onlara tıp kültürü kazandırmak değil; tedavilerini günlük yaşantılarının değişik biçimlerine uygun hale getirmeleri için gerekli yeterliliği kazanmalarını sağlamaktadır.’’

Devamını Oku 15.01.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS