Dünya Bankası'ndan Türkiye'ye bir iyi bir kötü haber

Dünya Bankası'ndan Türkiye'ye bir iyi bir kötü haber

Dünya Bankası, Türkiye'nin 2013 büyüme tahminini yüzde 3.6'dan yüzde 4.3'e, 2014 beklentisini yüzde 4.5'ten yüzde 3.5'e revize etti.

Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin yüksek dış finansman ihtiyacı ve küresel risk iştahındaki sert değişikliklere karşı kırılganlık sebebiyle 2014'te potansiyelinin altında büyüyeceğini belirterek, gelecek yıl için yüzde 4.5 olan büyüme beklentisini yüzde 3.5'e revize etti.

Banka, bu yıl için yüzde 3.6 olan büyüme tahminini ise yüzde 4.3'e yükseltti.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser ve Ekonomist Cevdet Çağdaş Ünal'ın gerçekleştirdikleri basın toplantısıyla açıkladığı revizyonlarla, bu yıl için yüzde 6.2 ve 2014 için yüzde 5.2 olan enflasyon öngörüsü ise; sırasıyla yüzde 7.5 ve yüzde 6.2'ye yükseltildi.

Enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesinin temel sebeplerinin TL'deki değer kaybı ve iç talepten kaynaklanan yukarı yönlü baskı olduğunu kaydeden Ünal, "Bizim beklentimiz, akaryakıt fiyatlarındaki artış göz önünde bulundurulduğunda, Aralık ayında enflasyonun biraz daha yükseleceği yönünde" dedi.

"Gelecek yıl ekonomik büyümenin potansiyelinin altında kalacağını ve hem enflasyonun hem cari açığın azalacağını tahmin ediyoruz" diyen Ünal, gelecek yıl cari açığın milli gelire oranının yüzde 7.1 civarında gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.

Dünya Bankası, bu yıl için 57.2 milyar dolarlık cari açık beklentisini 61.1 milyar dolara yükseltirken; 2014 için 61.2 milyar dolar olan cari açık beklentisini ise 59.7'ye revize etti.

Ünal, gelecek yıl cari açık rakamındaki aşağı yönlü revizyonun temelinde, kamu yatırımlarında beklenen düşüş ile özel sektör yatırımlarındaki artışın dengelenmesi olduğunu belirterek, "Parasal sıkılaşma, son dönemde BDDK'nın aldığı önlemler ve 2013'ten gelen olumsuz baz etkisi nedeniyle özel tüketimin de görece hız kaybedeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

"Türkiye'de yaşanan ilginç gelişmeleri takip ediyoruz"

Konuşmasına, "Şu anda Türkiye'de pek çok ilginç gelişme yaşanıyor ve biz de bunları takip ediyoruz" sözleriyle başlayan Raiser ise, "Ortadaki elektriklenmenin tahminlerimiz üzerinde büyük bir etki yaratacağını düşünmüyoruz" dedi ve şöyle konuştu:

"Bir ülkenin kalkınma vizyonunu koruması ve yapısal reformlara olan inancını devam ettirmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Bazen seçimler bunu yavaşlatabiliyor. Türkiye'nin dikkat ve ilgisini iş yapma ortamının iyileştirilmesi gibi yapısal alanda sorunları olan konulara odaklaması gerekir.

Türkiye bu konularda ilerleme kaydediyor ama yine de oldukça yoğun bir gündemi olduğunu söylemek gerekiyor. Siyasetle ekonomik gelişim arasında bir bağlantı var."

Orta vadeli yapısal reformlarda siyasi odaklanmanın çok önemli olduğunu belirten Raiser, "Türkiye uzun süreli istikrardan fayda sağladı; ama seçimler, yapısal reformlara odaklanamayacağınız anlamı taşımıyor" dedi.

Raiser ayrıca, 2013'ün Dünya Bankası-Türkiye açısından iyi bir yıl olduğunu söyledi ve bu yıl 800 milyon doları kalkınma kredisi, 300 milyon doları Ziraat Bankası leasing kredisi ve 201 milyon doları Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank'a kullandırılan enerji verimliliği kredisi olmak üzere toplam 1.3 milyar dolar kaynak sağlandığını kaydetti.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS