Prof. Dr. Murat Ferman
Prof. Dr. Murat Ferman

Prof. Dr. Murat Ferman

cnnturk.com yazarı

tüm yazıları

Enflasyon’dan; Stagflasyon’a giden yol..

Bir ekonomide Enflasyon, bir kere yerleşik hale (esansiyal tansiyon misali ) gelir; bünyede yer ederse, daha ileri sıkıntılı açılım ve gelişmeler doğal olarak gündeme alınır. Nitekim, Stagflasyon – Resesyon – Slumpflasyon – Depresyon – Deflasyon dizgesinde gittikçe bozulan tablolar ile karşılaşmak işten bile değildir. Bugünlerde sıklıkla gündeme getirilen “resesyon” olmak ile birlikte, ilk aşamada yer alan trend açılımını ( Slumpflasyon ) ıskalamamaya; sistematik akışı sakatlamamaya özen gösterilmelidir.

Devamını Oku 06.08.2022

"Resesyon"un adını koymak...

Zor ve karmaşık zamanlarda yaşıyoruz! Her alan ve kulvarda olduğu üzere, ekonomi’nin de bilinen; yerleşik olduğu düşünülen kural ve akışları, adeta yeniden sorgulanıyor. Mesela, “güvenli liman” kavramı sözkonusu olduğunda, hangi finansal enstrümanın birinci sıraya yerleştirileceğini bilemiyor; altın-dolar-petrol fiyatları arasında yıllardır test edilmiş aritmetiği hesaplayamıyor; yirmi yıllık dolar-avro paritesi’ndeki bozulmaya şaşıramıyoruz!. Bu bakımdan, “yaz aylarında yavaşlayan ekonomi” ezberini adeta yerle bir eden” güncel küresel tempo ve tansiyonu” da işaret etmek isteriz. Küresel ısınma etkisi ile farklı rekorları test eden yaz sıcaklarının, adeta, ekonomi ikliminin de hararet ve temposunu arttırdığı; piyasaların tatil döneminin gevşeme moduna geçemediği izlenmektedir.

Devamını Oku 31.07.2022

Her kademedeki sanayici; sorumlulukta birinci!..

“Sanayisiz Bir Türkiye!” kavramından bahsetmeyi bırakın; akıllara getirmenin dahi mümkün olmadığı açıktır. Sanayi’ den; Üretim’ den güç almadan, ya da, onları hesaba katmadan Sürdürülebilir Büyüme ve Kalkınma hedeflerine ulaşmak imkan dahilinde olamaz. Her şart ve konjonktürde, “üretimden gelen güç ve katma değer”, eko-politik strateji ve duruşların temel elemanı nitelik ile kapasitesinde hesaba-modele katılmanın ötesinde, “ yönlendirici rol” üstlenmelidir.

Devamını Oku 24.07.2022

Sürdürülebilirlik için kurumsallık: WTO örneği...

Dünya nüfusunun sekiz milyar kişiye ulaşmasına sadece dört ay kaldı! 2030 yılında sekiz buçuk milyar; 2050 yılında ise yaklaşık on milyarlık bir demografik büyüklüğe ulaşılacağı hesaplanıyor. Toplam artışa en büyük katkıyı, sırasıyla; Hindistan, Çin ve Nijerya’nın sağladığı anlaşılıyor. Ortalama Yaşam Süresi Beklentisi ise, gelişmişlik düzeyine göre belirgin farklılıklar geçerli olmak üzere, küresel bazda, artık yetmişüç yaşına ulaşmış bulunuyor. Paylaştığımız tespitler, Birleşmiş Milletler tarafından, Dünya Nüfus Günü özelinde yayınlanan “ Dünya Nüfus Beklentileri 2022 “ çalışmasında yer alıyor. Bilindiği üzere, dünya nüfusunun beş milyarı aştığı 11 Temmuz 1987’ ye atfen, her yıl aynı tarihte bu özel gün kutlanılıyor.

Devamını Oku 18.07.2022

Erken teşhis, hayat(ekonomi) kurtarır..

Yılın ikinci yarısının henüz ilk haftasını yaşadığımız bugünlerde, “ resesyon “ kavramını daha sıklıkla duyuyor; hemen her yeni raporda yer alan, onunla irtibatlı göndermeleri okuyoruz. “ FED’ den de önce varolan “ kadim İngiltere Merkez Bankası’ nın açık bir dil ile resesyon ihtimalini dile getirmesini takiben, IMF Başkanı topa girerek; “küresel ekonomi için gelecek yılda bahse konu riskin arttığına” işaretle, önümüzdeki günlerde bu sene içindeki şimdiden dördüncü “aşağı yönlü revizyonu” gerçekleştireceklerini deklare etti.

Devamını Oku 08.07.2022

"Asgari"de mutabakat sağlamak...

Enflasyon sürecinin yukarı yönlü ve ivme kaybetmeyen yükselişi, 2015 yılından bu yana ilk kez, “sene içi asgari ücret düzenlemesi” ihtiyacını gündeme getirmiş oldu. Farklı talep ve beklentilerin arasında, sadece altı ay önce belirlenmiş olan rakam; yaklaşık %30’luk bir artış ile net 5500 lira (işveren maliyeti 7603 lira) düzeyinde tespit edildi. Kısa süreli müzakere sürecinin açılışında, işveren teklifinin 5200; işçi kesimi teklifinin ise 6391 Lira (Türk-İş açlık sınır rakamı) ile etiketlenmiş olduğunu ayrıca hatırlatmak gerekir.

Devamını Oku 03.07.2022

Ağaçlar'a Takılıp; Orman'ı Gözden Kaçırmak...

Merkez Bankası’nın, yerleşmiş ifadesiyle “faiz kararı” olarak adlandırılan Para Politikası Kurulu kararı, Haziran toplantısında altıncı kez “pas geçme halkası”nın; karar(sızlık) zinciri’ ne eklenmesi olarak şekillendi. Kurul karar metni incelendiğinde; bundan sonraki farklı/yeni TCMB yöneliş ve tercihlerine ilişkin yeni sinyal etkisi ve/veya öngörü oluşturabilecek bir “taze duruş” un ipuçlarını bulmak da pek mümkün görülmüyor.

Devamını Oku 26.06.2022

Sanayi'mizi, İSO 500 üzerinden okumak..

Ekonomide, “ Kalkınma ” ile hemhal edilmiş; “ Yaşam Kalitesi-Refah “ ile taçlandırılmış bir BÜYÜME MODELİ’ ne öncelik tanınması gerekir. Bu bağlamda, eğer bir Sürdürülebilir Büyüme Denklemi ortaya konulacak ise, buradaki ana parametre ve itici gücün; “ (Rekabetçi) Sanayi-İmalat Sektörleri “ olması gerektiği açıktır.

Devamını Oku 19.06.2022

Beklenti Yönetimi'nden Beklenmesi Gereken..

Ekonomi’yi, genel-geçer bir deyişle, "Beklenti Yönetimi" olarak ifade etmek mümkündür. Ekonomik tercih ve davranışların, önemli oranda "geçmişte yaşanmış deneyimler ile geleceğe yönelik tahmin-beklentiler" temelinde yapılandırıldığını; ortaya çıktığını biliyoruz. Özellikli dönem ve konjonktürler söz konusu olduğunda, beklenti yönetimi kulvarındaki doğru yaklaşım ile etkin performans kriterleri ön plana taşınmaktadır. İçinden geçtiğimiz "küresel-ulusal katmerli kriz süreci" herhalde bu cümleden sayılmak gerekir.

Devamını Oku 12.06.2022

Geleceği Iskalamadan, Şimdi'yi Kurtarmak...

“5 Haziran Dünya Çevre Günü “kutlamaları, 1972 senesinden bu yana tam elli yıldır; farkındalık oluşturma ve ortak çözüm üretme hedefleri ile sürdürülüyor; küresel ajandanın ana bir zenginliği olma kimliğini çoktan haketmiş görünüyor. Bu vesile ile, etkinliğin ana sloganı’nı hatırlatmak isteriz: “Evrende milyarca galaksi, ama sadece tek bir Dünya’mız var!.”

Devamını Oku 05.06.2022
LG
MD
SM
XS